son haber | açılış sayfam yap | sık kullanılanlara ekle

Coin Comments

_  CUMHURIYET
2  MILLIYET
7  HÜRRIYET RSS
_  ODATV
2  AA
7  HABERTÜRK


Sanayi Bakani Varank: Piyasalardaki dalgalanmalari bertaraf ettik

Sanayi ve Teknoloji Bakani Mustafa Varank, agustos ayinda kurda yasanan dalgalanmalara iliskin "Yerinde müdahalelerimiz sayesinde piyasalardaki dalgalanmalari bertaraf ettik" dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakani Mustafa Varank, agustos ayinda kurda yasanan dalgalanmayi "tüm ekonomik temellerimizden bagimsiz bir dis sok" ifadesi ile tanimladigi konusmasinda "Yerinde müdahalelerimiz sayesinde piyasalardaki dalgalanmalari bertaraf ettik" dedi.

Varank'in açiklamasindan satir baslari su sekilde:

  • Yerlilestirme konusu ülkemiz için hayati öneme sahip. Gerçeklestirecegimiz en önemli yapisal reform, bu alanda atacagimiz adimlar olacak. Ithal ara mali bagimliligi, kurdaki dalgalanmalara karsi sanayimizin direncini zayiflatiyor. Yerli kaynaklardan en iyi sekilde yararlanip, üretimin ithal bagimliligini azaltmak istiyoruz. Yakinda açiklayacagimiz yerlilestirme ürün programiyla bu yaraya merhem olmak istiyoruz. Ekonomik bagimsizligimiz için enerjiden sagliga, imalattan yazilima pek çok sektörde ülkemizin üretim potansiyelini yukarilara tasimak için desteklerimizi uçtan uca ve sonuç odakli sekilde tasarlayacagiz.
  • Kamuda yerli mali alimini daha güçlü tesvik edecegiz. Biliyorsunuz ortada bir mevzuat var fakat maalesef aksayan yönler söz konusu. Daha sade ve verimli bir düzenleme üzerinde çalisiyoruz. Kamunun olusturacagi ölçek, yurt içi üretimin nitelik ve nicelik açisindan gelismesine liderlik edecek.
  • Agustos ayinda tüm ekonomik temellerimizden bagimsiz bir dis sokla karsilastik. Yerinde müdahalelerimiz sayesinde piyasalardaki dalgalanmalari bertaraf ettik.

 


TKP Mersin Il Örgütü: Isçi sinifinin basi sagolsun

Mersin'de tarim isçisi servisi facialarinin ardindan Türkiye Komünist Partisi Mersin Il Örgütü'nden açiklama geldi.

Mersin'in Silifke ilçesinde çarsamba günü yasanan tarim isçisi servisi faciasindan sonra, bugün de Erdemli ilçesinde benzer bir isçi servisi kazasi yasandi. Erdemli ilçesinde midibüsün devrilmesi sonucu bir isçi yasamini yitirirken, ikisi agir 15 isçi yaralandi.

Mersin'de yasanan is cinayetlerinin ardindan Türkiye Komünist Partisi Mersin Il Örgütü'nden açiklama geldi.

Patronlarin "ayni gemideyiz" yalanlari ile her geçen gün kârlarini artirdiklarini belirten açiklamada sorunun seçimler ile giderilecegi iddiasina "Iktidara alternatif oldugunu söyleyen partiler ise, kamyon kasalarinda, köhnemis otobüslerle emekçileri ölüme yollayan patronlardan olusan listelerle seçimlere giriyor" sözleri ile yanit verildi.

TKP'den yapilan açiklama söyle: 

Mersin'de Silifke'den sonra bugün de Erdemli ilçesinde bir isçi servisi kazasi yasandi. 

Pes pese yasanan kazalar, bu para düzeni içinde günlük ekmegini kazanmaya çalisirken canindan olan tarim isçilerinin kaderiymis gibi gösteriliyor. 2018 yilinda Subat, Mart, Mayis, Haziran, Temmuz, Eylül ve Kasim aylarinda, 2019 Ocak ve Subat ayinda yasanan bu kazalara sessiz kalinsin isteniyor. Her aya bir kaza. Isçi ölümleri birer istatistik kaydi olarak bile dikkat çekmiyor artik. 

Emekçiler ülkenin içinde bulundugu krizi gün be gün daha  derin yasarken, patronlar ve onlarin temsilcileri ayni gemideyiz yalaniyla karlarina kar katiyor. Düzenin sivalari dökülmüs, bina temelinden çatirdarken gücünün farkina varmayan emekçiler ölmeye mahkum ediliyor. 

Çukurova'da alin teri topraga degen binlerce emekçi her gün kamyon kasalarinda ölümlere yollaniyor. Ve emekçilere patronlarla ayni gemide olduklari, esas sorunun seçimlerle giderilecegi söyleniyor. Iktidara alternatif oldugunu söyleyen partiler ise, kamyon kasalarinda, köhnemis otobüslerle emekçileri ölüme yollayan patronlardan olusan listelerle seçimlere giriyor.

Biz onlarla ayni gemide degiliz. Bizim gemimiz, emekçilerin gemisi, sömürünün olmadigi, isçilerin insanca yasadigi bir yer. Biliyoruz ki isçi sinifinin gücü patronlarin para düzeninde yol alan bu köhne gemiyi batiracak.

Isçi sinifi kazanacak!

ILGILI HABER
Isçi servisi devrildi: Bes tarim isçisi yasamini yitirdi

ILGILI HABER
Yine isçi servisi, yine ölüm: Tarim isçilerini tasiyan midibüs devrildi

 


TKP Seyhan adaylari: Sadece seçimde degil her zaman siyasette olmaliyiz

Türkiye Komünist Partisi Seyhan Belediye Baskan Adayi Alper Oçak ve Seyhan Belediyesi Meclis Üyesi adayi Sina Akray, Havuzlubahçe Mahallesi'nde düzenlenen halk bulusmasinda yurttaslarla bir araya geldi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Seyhan Belediye Baskan Adayi Alper Oçak ve Seyhan Belediyesi Meclis Üyesi adayi Sina Akray Havuzlubahçe Mahallesi'nde halkla bir araya geldi.

Bir süredir Seyhan'da çalismalarini yogunlastiran TKP, Havuzlubahçe Mahallesi'nde bir halk bulusmasi düzenledi. 

'BIR GÜN DEGIL HER ZAMAN SIYASETTE OLMALIYIZ'

Etkinlikte ilk sözü alan Seyhan Belediye Baskan Adayi Alper Oçak, yalnizca seçim dönemlerinde degil her zaman siyasetin içinde olunmasi gerektigini belirterek konusmasinda su ifadelere yer verdi:

Türkiye'de su an için seçimlere iki parti giriyor. Bu partilerden biri Türkiye Komünist Partisi digeri de mevcut düzeni temsil eden partiler. Seçim sürecinin bütününe baktigimizda adaylarin partiler arasindaki geçiskenligi bu iddiamizi kanitliyor. Biz bu nedenle onlarla ayni gemide degiliz, diyoruz. Onlarin gemisinde gericiler, liberaller, halk düsmanlari, amerikancilar var. Bizler, emegiyle geçinen insanlar; emekçiler, aydinlar, ögrenciler olarak bugün yasanan yoksullugun sorumlusu degiliz. Bizlerin mümkün oldugunca sadece bir gün degil, sadece seçim döneminde degil her zaman siyasetin içinde olmasi gerekiyor.

'OMUZ OMUZA MÜCADELE ETMELIYIZ'

Oçak'in ardindan söz alan TKP Seyhan Meclis Üyesi Adayi Sina Akray ise sunlari söyledi:

31 Mart'ta biz de variz, dedik. Ben daha önce çesitli partilere oy verdim, içinde bulundum; ancak bu düzen devam ettikçe bir seylerin degismeyecegini anladim. Kendim arastirarak, okuyarak, neler yapabilecegimi düsündüm. Bu düzeni degistirmek, sol, sosyalist bir seçenek yaratabilmek için TKP'de mücadele etmeye karar verdim. Bu nedenle hem mahallemize, hem bulundugumuz ilçede halkla beraber mücadele etmek için Türkiye Komünist Partisi'nden belediye meclis üyesi adayi oldum. Ben sadece sizlerden oy istemiyorum. Ben bizlerle beraber omuz omuza mücadele etmenizi istiyorum.

Adaylarin konusmalarindan sonra etkinlik sohbet havasinda karsilikli soru ve cevaplarla devam etti. 


 


Bahçeli'den 'patlican, biber' açiklamasi: Beka giderse dünyamiz biter

Artan meyve-sebze fiyatlarina iliskin konusan MHP Genel Baskani Devlet Bahçeli 'Konu az yedim, çok yedim konusu degildir. Beka giderse dünyamiz gider' dedi.

MHP Genel Baskani Devlet Bahçeli, artan fiyatlara iliskin yaptigi açiklamada "konu az yedim, çok yedim degil" ifadelerini kullanarak "Beka giderse dünyamiz gider, hayatimiz söner" dedi. 

"Beka"nin propagan içermedigini öne sürerek su sekilde konustu: "Bugün aldigimiz patlican, biber, patates mesela bir kilogram az, iki kilogram çok olabilir. Isimiz yoksa yarin olur, yoksulsak gün gelir varliga kavusuruz. Yani konu az yedim, çok yedim konusu degildir. Bunlarin hepsi asilir, ama beka giderse dünyamiz gider, hayatimiz söner."

Açiklamasinda CHP'li Deniz Baykal'in milletvekili yemini etmesine deginen Bahçeli "Sayin Deniz Baykal’in uzun bir aradan sonra gerçeklestirdigi milletvekili yemin törenine damga vuran beraberlik ruhu keske hayatin her alanina yansimis olsaydi" dedi.


Sendikali olduklari için isten atilan ögretmenler okullardaki sömürüyü soL'a anlatti

Adana Özel Fen Bilimleri Lisesi'nde sendika üyesi olduklari gerekçesiyle isten çikarilan tarih ögretmeni Gülbahar Gök ve edebiyat ögretmeni Duygu Yilmaz ile özel egitim sektörünün çalisma kosullari ve egitim emekçilerinin yasadigi sorunlari konustuk.

Adana Özel Fen Bilimleri Lisesi'nde sendika üyesi olduklari gerekçesiyle isten çikarilan tarih ögretmeni Gülbahar Gök ve edebiyat ögretmeni Duygu Yilmaz, karsilastiklari haksizliklari soL'a anlatti.

Özel egitim sektörünün çalisma kosullari ve egitim emekçilerinin yasadigi sorunlari aktaran ögretmenler özel okullarda yasanan sömürünün boyutlarini gözler önüne serdi.

Ne zamandir özel okullarda ögretmenlik yapmaktasiniz?

Duygu: 16 yildir özel okullarda çalisiyorum.

Gülbahar: 4 yildir özel okullarda çalisiyorum.

Peki bu kurumda ne zamandir görev yapmaktasiniz?

Duygu: Agustos ayindan itibaren Gülbahar hoca ile birlikte bu kurumda çalismaya basladik. Çalisma baslangici Agustos ayi olmasina ragmen SGK girisi Eylül ayinda yapildi. Agustos ayinin da maasini alamadik. Fakat sözlesme 1 yillik olmasina ragmen geçen ay içerisinde isimize sendikali olmamiz gerekçe gösterilerek son verildi.

Bu süreçte yasadiklarinizi anlatir misiniz?

Duygu: 3 Ocak 2019 tarihinde DISK'e bagli Sosyal-Is Sendikasina yasadigimiz sikintilar ve haksizliklar sebebiyle üye olmaya karar verdim. Sonrasinda kurum yetkilisine Agustos ayinda alamadigimiz maasi almak istedigimizi söyledim. Bunun disinda isyerinde yasanan sikintilari ilettim. Bu konusmalarimiz isyerinde kurum yetkilisi tarafindan tepkiyle karsilandi. Hakkimiz olani isterken kurum tarafindan isten çikarildik. Kurum yetkilileri isten çikarilmamizin açikça sendika üyesi olmamizdan kaynaklandigini söyledi. Ancak baska bahaneler sundular. Sunduklari bahaneler gerçekligi olmayan seylerdi. Asil sebep sendikali olmamizdi.

'SORUNLARI DILE GETIRDIGIM IÇIN DEFALARCA ISTIFAYA ZORLANDIM'

Kurumda yasadiginiz sikintilar nelerdi?

Duygu: Öncelikle haftalik 35-40 saat derse girmemize ragmen haftalik 20 saat derse girmis gibi gösterildik ve ek ders ücretimiz bu sekilde ödenmedi. Agustos ayinda çalismamiza karsilik 1 aylik ücretin ödemesi yapilmadi. Gelecek dönemde de kayit yaptirmalari için derslere gelen ögrencilerin velileri ile temasa geçmemiz istendi. Ticari kaygi güdülerek okulda 18 yasindaki ögrencilere havalandirma adi altinda sigara mola saatleri uygulanarak baslarinda gözetmen olarak görevlendirildik. Hasta oldugum bir gün tam gün saglik raporu almama ve kuruma vermeme ragmen isleme konulmadi ve çalismadigim gün için benden günlük aldigimiz paranin iki kati para kesildi. Bakanlikça verilen kirtasiye parasi gibi sosyal yardimlarin da ödemesi yapilmadi.

Gülbahar: Kurumda tam zamanli çalismama ragmen SGK girisimin aylik 19 gün olarak yapildigini farkettim. Nöbet görevini yerine getirmemize ragmen kanunda gösterildigi halde nöbet ücretleri ödenmedi. Hamile oldugu gerekçe gösterilerek isten çikarilan arkadaslarimiz oldu. Bunlari dile getirdikten sonra kurum yetkilisi odasina defalarca çagirarak önüme istifa dilekçesi koyarak üzerimde baski olusturdu.

'SENDIKA IDARE ETMEM GEREKTIGINI SÖYLEDI'

Bu konuda sendikanin size destegi oldu mu?

Duygu: Isten çikarilmadan önce yasadigimiz sikintilar ile ilgili sendika ile görüstügümüzde, sendika kurum yetkilisi ile görüstükten sonra yanlis örgütlendigimizi, bu konuda pek bir sey yapilamayacagini söyledi. Hatta Sosyal-Is Sendikasindaki bir yetkili bize basin açiklamasi yapilirsa Adana'da bir daha is bulamayacagimizi, diger kurumlarda çalisan ögretmenlerin de benzer seyler yasadigini, benim iki çocugumu düsünerek idare etmem gerektigini söyledi. Hatta bir konuda baska bir haber ajansina röportaj verdigimizde bu röportajin sendika yetkilisi ile konusulduktan sonra yayina sokulmadigini ögrendim.

Baska kurumlarda yasanan sikintilara dair bilginiz var mi?

Duygu: Evet baska kurumlarda da benzer sikintilar var. Örnegin baska bir kurumda çalisan ögretmen arkadasim bes aydir maasini alamiyor. Ayni kurumda çalistigimiz bir ögretmen arkadasimiz aylik 1000 TL ücretle çalistiriliyor.

Gülbahar: Bazi özel okulda çalisan ögretmenler kurum brosürleri ile yeni ögrenci kaydi almak için gezdirilerek çalistiriliyor.

'PATRONLARIN PERVASIZLIGININ SEBEBI BIZLERIN YALNIZ OLMASI'

Sizce bu sorunlara nasil egilmeli?

Duygu: Bireysel olarak hiçbir sey elde edemedigimizi ve haksizliklarin her defasinda üstünün örtüldügünü farkettik. Özel okul patronlarinin bu pervasizliginin sebebi bizlerin yalniz olusudur. Bu yüzden örgütlenerek mücadele etmemiz gerektigini düsünüyorum. Patronlarin Ensesindeyiz platformuna bu yüzden yazmaya karar verdik.

Gülbahar: Bir araya gelmezsek bu sorunlarin üstesinden gelemeyecegiz. Her girdigimiz kurumda da benzer sikintilarla karsilasacagiz, bunun farkindayiz.

Peki sizi “patronlarin ensesindeyiz” çalismasi ile bulusturan ne oldu?

Duygu: Bir süredir takip etmekteydim. Flormar direnisi, Cargill isçileri ile dayanismalarini yakindan takip ettim. Bu sekilde örgütlü olunamazsa bir karsiligini alamadigimizi yasadigimiz deneyimlerle de görmüs oldum. Bu sebeple Patronlarin Ensesindeyiz sayfasina durumumuzu anlatan bir mesaj ilettim.

Röportaj için çok tesekkür ederiz.

Duygu ve Gülbahar: Biz tesekkür ederiz.

ILGILI HABER
Özel okul patronlarini gözeten AKP'nin ögretmene biçtigi rol: 'Köle ögretmen' modeli


Kömür ocaginda toprak kaydi: Bir isçi yasamini yitirdi

Balikesir'in Balya ilçesinde açik ocakta çalisirken is makinesiyle su altinda kalan kepçe operatörü Mahmut Durmaz'in cansiz bedenine ulasildi.

Balikesir'in Balya ilçesine bagli kirsal Bengiler Mahallesi'nde bulunan kömür madeninde meydana gelen toprak kaymasinda gölette çalisma yapan operatör Mahmut Durmaz'in kullandigi kepçe suya gömülmüstü.

Arama kurtarma çalismalari sonucunda Durmaz'in cansiz bedenine ulasildi. 

Olayla ilgili sirkette görevli maden mühendisi M.B. gözaltina alindi. 

Kendini kurtarmak için suya atladigi belirtilen Mahmut Durmaz'i arama çalismalari iki gündür devam ediyordu.


Eren Erdem'e kendi yazdigi kitap verilmedi

17-25 Aralik yolsuzluk operasyonlari sürecinde ses kayitlarini servis ettigi iddiasiyla tutuklu bulunan CHP'li Eren Erdem'e kendi yazdigi 'IÇ' adli kitabi verilmedi.

17-25 Aralik yolsuzluk operasyonlari sürecinde ses kayitlarini servis ettigi iddiasiyla tutuklu bulunan CHP'li Eren Erdem'e kendi yazdigi "IÇ" adli kitabi cezaevi yönetimi tarafindan verilmedi.

Erdem'in avukati Onur Cingil tarafindan açiklamada cezaevi yönetimine 10 gün önce teslim edilen kitabin Erdem'e ulastirilmadigi belirtilerek "kitaba ambargo konulmustur" denildi.

Eren Erdem'e kargo ile gönderilen ya da bizzat cezaevine okumasi için teslim edilen kitaplar dahi birkaç gün içerisinde kendisine verildigini hatirlatan açiklamada kitabin ulastirilmasi için gerekli basvurularin yapildigi kaydedildi. 

Dün ise Eren Erdem'in tutukluluguna yapilan itiraz reddedilmis, Erdem'in 1 Mart'taki durusmaya kadar cezaevinde kalacagi açiklanmisti.

 


Iyi Parti'den Zeybekçi'nin adayligina itiraz

Iyi Parti, AKP'nin Izmir Büyüksehir Belediye baskan adayi Nihat Zeybekçi’nin 'Cumhurbaskanligi ekonomi politikalari kurulu baskanvekili' görevinden yasal süre içinde istifa etmedigini öne sürerek adayligina itiraz etti.

Iyi Parti Izmir Il Baskani Hüsmen Kirkpinar, AKP Izmir Büyüksehir Belediye baskan adayi Nihat Zeybekçi’nin, "Cumhurbaskanligi ekonomi politikalari kurulu baskanvekili" görevinden yasal süre içinde istifa etmedigini öne sürerek, adayliginin kabul edilmemesi için Izmir Il Seçim Kurulu’na basvurdu.

Kirkpinar, Il Seçim Kurulu’na bugün verdigi dilekçesinde Zeybekçi'nin kamu görevlisi statüsünde yer aldigini belirterek su ifadelere yer verdi: “Cumhurbaskanligi merkez teskilati kadrolari içinde Cumhurbaskanligi Politika Kurullari bulunmaktadir. Bu kurullar 1 No’lu KHK ile tanimlanmis, görev ve yetkileri 4’üncü kisimda, madde 22’de belirlenmistir. En az üç üyeden olusan bu kurullar, Cumhurbaskani’nca atanir ve kurul üyelerinden birini baskanvekili olarak görevlendirir. Bu kurullarin kamu görevi yapmakta oldugu ve bu kurullara atanan kisilerin de kamu görevlisi statüsünde oldugu bilinmektedir."

Zeybekçi'nin bu kapsamda 31 Mart seçimleri için geçerli olan "Kamu görevlilerinin en geç 1 Aralik 2018 tarihine kadar istifa etme zorunluluguna" uymadigini öne süren Kirkpinar, adaylik basvurusuna yasal süre içerisinde ederek adaylik basvurusunun reddedilmesi talep etti. 

 


Venezuela ordusu Kolombiya sinirina asker konuslandiriyor

Venezuela ordusundan yapilan açiklamada bugün kapatildigi duyurulan Kolombiya sinirina asker konuslandirilacagi belirtildi. ABD destekli muhalefet, bugün Kolombiya'nin Venezuela sinirindaki Cucuta kentinde bulunan 'insani yardim'lari ülkeye sokacagini açiklamisti.

Venezuela Silahli Güçlerinin Stratejik Operasyon Komutanligi'ndan yapilan Twitter açiklamasinda, "Baskomutan Nicolas Maduro'nun talimatlari dogrultusunda komutanimiz Remigio Ceballos, halkin huzur ve güvenliginin korunmasi için silahli güçlere Kolombiya sinirina asker konuslandirilmasi emrini verdi" denildi.

Komutanlik'in baska bir Twitter mesajindaysa "Burada kimse teslim olmuyor, kimse yorulmuyor, teslim olmak hainliktir" ifadelerine yer verildi.

Venezuela, ABD destekli muhalefetin ülkeye "insani yardim" getirmek için harekete geçecegini açikladigi 23 Subat önceside Kolombiya sinirini kapatma karari almisti. Venezuela, daha önce de Brezilya ile olan sinirin kapatilmasina karar vermisti. 

ILGILI HABER
Venezuela, Kolombiya sinirini kapatti

Devlet Baskani Nicolas Maduro, "yardim" tartismalarinin, "ABD'nin isgal stratejisinin bir parçasi" oldugunu ve "bu sova izin vermeyecegini" söylüyor. 

Ordu, Maduro'nun talimati dogrultusunda siniri kapatirken, muhalefetin Kolombiya'nin Venezuela sinirindaki Cucuta kentinde bekletilen paketleri, 23 Subat'ta ülkeye nasil sokacagi belirsizligini koruyor. 


Microsoft çalisanlari ABD ordusuyla anlasmanin iptalini istiyor

Microsoft çalisanlari sirketin ABD ordusuyla imzaladigi 480 milyon dolarlik anlasmanin iptali için imza kampanyasi baslatti.

ABD merkezli çokuluslu teknoloji sirketi Microsoft’un çalisanlari, sirketin ABD ordusuna donanim hazirlamak için yaptigi 480 milyon dolarlik anlasmanin iptali talebiyle imza kampanyasi baslatti.

Reuters’in haberine göre, simdiye kadar 94 çalisanin imzaladigi kampanyada sirket tüm gelistirdigi silah teknolojilerini durdurmaya çagirildi.

Microsoft ABD ordusuna en az 2 bin 500 adet artirilmis gerçeklik basligi tedariki için geçen kasim ayinda sözlesme imzalamisti.

ABD hükümeti bu araçlarin savas alaninda ve askerlerin “öldürücülük, devingenlik ve durumsal farkindalik”larini gelistirmek için yapilacak egitimlerde kullanilacagini açiklamisti.

Microsoft çalisanlari sirket yönetimine sunulmak üzere baslattiklari imza kampanyasinda, ise silah gelistirmek için girmediklerini vurgulayarak, çalismalarinin nasil kullanildigi konusunda söz sahibi olmayi talep ediyorlar.

Sirketi kamuya açik, kabul edilebilir bir kullanim politikasi gelistirmeye davet eden Microsoft çalisanlarina sirketten verilen yanitta ise sirketin orduyu desteklemeye devam edecegi belirtildi.

Geçen yil Google çalisanlari da sirketin Pentagon ile imzaladigi insansiz hava araçlarinin hedef alma kabiliyetini gelistirmeyi öngören yapay zeka teknolojisinin kullanilmasina iliskin sözlesmenin iptalini talep etmisti.

ILGILI HABER
Google, Pentagon ile yapay zeka anlasmasini yenilemeyecek


'Venceremos' pankartini kaldirtan Adana polisine taraftar yaniti: Baski rejimini yikip kazanacagiz!

Adana Demirspor-Altinordu maçi öncesinde polis, stadyum tellerine asilan 'Venceremos' yazili pankarti kaldirtti. Poiise yanit, Adana Demirspor'un taraftar gruplarindan olan 6. Bölge'den geldi: 'Evet devrimciyiz ve bu baski rejimini yikip kazanacagiz.'

Adana Emniyet Müdürlügü bugün oynanacak olan Adana Demirspor-Altinordu maçi öncesinde, stadyum tellerine asilan "Venceremos" pankartini kaldirtti.

Pankartin kaldirilma gerekçesi olarak, pankartta yazili sözün devrimciler tarafindan kullanildigini öne sürüldü. 

Adana Emniyeti'ne yanit, Adana Demirspor'un taraftar gruplarindan biri olan 6. Bölge'den geldi.

6. Bölge taraftar grubu, yayimladigi açiklamayla emniyetin tutumuna tepki göstererek sunlari kaydetti:

"Venceremos pankartimizi kaldiran Adana Emniyeti'ne söyleyeceklerimiz var. Pankarti kaldirma gerekçesi olarak 'devrimci bir söz ve kazanacagiz anlamina geliyor' demeleri, artik bu ülkede pankarttan korkar hale geldiklerinin göstergesidir. Tribünleri yasaklarla sindirmeye çalisarak keyfi uygulamalar yapmalari korkakliktir! Evet devrimciyiz ve bu baski rejimini yikip kazanacagiz!"


 


Yargitay'dan mülk sahipleri lehine karar: Ev sahibinden izinsiz yapilan masraf kiraciya ait!

Yargitay emsal bir karara imza atarak, mülk sahibinden yazili izin alinmadan yapilan masraflarin kiraciya ödenemeyecegine hükmetti. Kararda, 'Davaci kiracinin kira sözlesmesine dayanarak vekaletsiz is görme kapsaminda kiralanana yaptigi imalat bedellerini isteyemez' denildi

Yargitay, ev sahibinden yazili izin alinmadan yapilan masrafin kiraciya ait olduguna karar verdi.

Kiraladigi daireye yaptigi masraflari alamayan magdur kiraci, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Davaci, kiracinin kiralanana yaptigi faydali ve zorunlu masraflarin yapildigi tarih itibariyle belirlenecek degerinden yipranma payi düsülmek suretiyle elde edilecek degeri isteme hakki oldugunu öne sürdü.

Mahkeme, tasinmazin tapu kaydinda mesken oldugu ve yasaya aykiri olarak tasinmazin davaci tarafindan isyeri olarak kullanildigina dikkat çekti. Davacinin zararini ispat için hiçbir delil sunmadigi gerekçesiyle davayi reddetti. Yargitay, karari bozunca dosya yeniden mahkemenin önüne geldi.

Mahkeme, ilk kararinda direndi. Devreye giren Yargitay 3. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza atti. Daire, kiracinin yaptigi faydali masraflarin, vekaletsiz is görme hükmüne göre istenecegine hükmetti. Sözlesme ile davali kiraya veren tarafindan mesken niteligindeki tasinmaz ofis olarak kullanilmak üzere davaci kiraciya kiralandigi vurgulandi.

Kararda söyle denildi:

  • Sözlesmenin özel sartlar bölümü 3. maddesinde, 'Kiralanan kiraci tarafindan hasarsiz ve temiz hiç kullanilmamis teslim alinmis olup, herhangi bir dekorasyon isi kiralayandan yazili izni alinarak bedeli kendilerine ait olmak üzere kiraci tarafindan yapilacaktir.' hükmü kararlastirilmistir. Taraflarin özgür iradesi ile kararlastirilan bu sart geçerli olup taraflari baglar. Davaci kiraci, kira sözlesmesinin düzenlenmesinden sonra tasinmazi kiralama amacina uygun hale getirmek ve kullanabilmek amaciyla birtakim onarim, tamirat ve iyilestirmeler yapmistir. Ofis mobilyalari alip tabela masrafi yaptigini ancak site yönetimin açtigi tahliye davasi sonucunda mahkemenin davanin kabulü ile is yeri olarak kullanilan dava konusu tasinmazin eski hale dönüstürülerek mesken olarak kullanilmasina bu olmadigi takdirde davalinin dava konusu tasinmazin tahliyesine karar verildigi anlasilmaktadir.
  • Davaci kiracinin kira sözlesmesine dayanarak vekaletsiz is görme kapsaminda kiralanana yaptigi imalat bedellerini isteyemez. Buna ragmen, davaci kiracinin tasinmaza yaptigi faydali masraflari isteyebilecegi gerekçesiyle kararin bozma nedeni yapilmasinin hatali oldugu bu defaki incelemeden anlasilmakla, yerinde bulunmayan davaci vekilinin bütün temyiz itirazlarinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasina oy birligiyle karar verilmistir
  • Kural olarak, sözlesmede aksi kararlastirilmadigi durumda, kiraci tarafindan kiralanana yapilan faydali ve zorunlu imalat bedellerinin dava tarihi itibariyla uygulanmasi gereken vekaletsiz is görme ve sebepsiz zenginlesme hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkündür. Somut olayda; taraflar arasinda akdedilen bir yil süreli kira sözlesmesinin özel sartlar bölümü 3. maddesinde, tasinmaza yapilacak herhangi bir dekorasyon isinin kiralayandan yazili izni alinarak ve bedeli kiraciya ait olmak üzere kiraci tarafindan yapilacagi düzenlenmistir. Bu durum karsisinda davaci kiracinin kira sözlesmesine dayanarak vekaletsiz is görme kapsaminda kiralanana yaptigi imalat bedellerini isteyemez. Buna ragmen, davaci kiracinin tasinmaza yaptigi faydali masraflari isteyebilecegi gerekçesiyle kararin bozma nedeni yapilmasinin hatali oldugu bu defaki incelemeden anlasilmakla, yerinde bulunmayan davaci vekilinin bütün temyiz itirazlarinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasina oy birligiyle karar verilmistir.


Telefon gelince miting konusmasini kesen Erdogan'dan Suriye açiklamasi

Cumhurbaskani Erdogan, Kahramanmaras’ta düzenledigi mitingde kendisine telefon gelince konusmasina 5 dakika ara verdi. Erdogan sabahki programinda da Binali Yildirim’in konusmasi sirasinda salondan disari çikarak telefonda görüsmüstü.

Cumhurbaskani ve AKP Genel Baskani Tayyip Erdogan, bugün iki kez gelen telefonlar üzerine programina ara verdi.

Kahramanmaras’taki miting konusmasi sirasinda koruma müdürünün uyarisi üzerine sahneden uzaklasan Erdogan, kendisini dinleyenlere “Birkaç dakikanizi rica ediyorum” dedi. Görüntülere yansiyanlara göre, Erdogan’a bir telefon geldi. Erdogan 5 dakikalik aranin ardindan yeniden kürsüye dönerek konusmasina devam etti.

Erdogan daha sonra konusmasinda "Gelin Idlib'i tamamen güvenli hale getirelim. Biz diyoruz ki, gelin Münbiç'i asli sahiplerine teslim edelim. Buradan öncelikle Amerika ve Avrupa baska olmak üzere tüm dünyaya sesleniyorum. Gelin Türkiye'nin bu çabasina destek olun" ifadelerini kullandi.

Suriye topraklarindan kaçan insanlarin geri döndükleri yegane yerlerin Afrin, Cerablus ve Idlib oldugunu öne süren Erdogan “Su ana kadar 311 bin Suriyeli kardesimiz bu bölgelere geri döndü. Bugün Avrupa halklari kendi topraklarinda huzur ve güven içinde yasiyorsa Türkiye'nin ve Türk milletinin fedakarligi sayesindedir. Ama biz bu fedakarligi ilanihaye yapacak degiliz. Ülkemizdeki Suriyeli kardeslerimiz de kendi evlerini, vatanlarini özlüyor. Bir an önce vatanlarina dönmek istiyor” dedi.

'MÜTTEFIKLERIMIZ KOLAYLIK SAGLAMAZSA TEK BASIMIZA YAPARIZ'

Erdogan söyle konustu:

“Gelin Idlib'i tamamen güvenli hale getirelim. Biz diyoruz ki, gelin Münbiç'i asli sahiplerine teslim edelim. Buradan öncelikle Amerika ve Avrupa baska olmak üzere tüm dünyaya sesleniyorum. Gelin Türkiye'nin bu çabasina destek olun. Bölgedeki terör örgütü bu insanlara asla güven vermiyor. Sadece Suriyelilerin geri dönüsü degil, bizim vatandaslarimizin can güvenligi açisindan da bu mesele çok önemlidir. Suriyelilerin evlerine dönüslerini hizlandirmak istiyoruz. Temennimiz bunu müttefiklerimizle isbirligi içinde yapmak ama bize kolaylik saglanmazsa tek basimiza yapariz.”

SABAHKI PROGRAMINA DA TELEFON ARASI VERMISTI

Erdogan, bugün Beyoglu Camikebir'de Tersane Istanbul Temel Atma Töreni'nde de Binali Yildirim'in konusmasi sirasinda gelen bir telefon üzerine salondan çikip 8 dakika sonra geri gelmisti.


TKG'den Alparslan Türkes Üniversitesi'ne tepki: Ne anlar canavarlar bilimsel güzellikten

Türkiye Komünist Gençligi Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin adinin Adana Alparslan Türkes Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak degistirilmesine Hasan Hüseyin'in 'Ne anlar canavarlar, ne anlar soyguncular, talancilar ne anlar bilimsel güzellikten' dizeleriyle tepki gösterdi.

Türkiye Komünist Gençligi (TKG), Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin adinin Adana Alparslan Türkes Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak degistirilmesini öngören kanun teklifinin, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesine yönelik bir açiklama yayimladi.

Açiklamada “Yerel seçimler öncesinde siyasi rant elde etmek için, üniversitelerimizi piyasaci, irkçi, muhafazakar, cinsiyetçi politikalarinizin odagina yerlestirmenizi kabul etmiyoruz" denildi.

TKG'nin açiklamasinda söyle denildi:

"Üniversitelerde bilimsel faaliyetlerin tamamen dislandigi, kapilarinin bilime,sanata kapatilip yagmaya talana açildigi bu dönemde bu karar 'belli bir dönem ülkemizin kalkinmasi ve ilerlemesi yönünde çalisan siyasi liderlerin adlarinin' verilmesi seklinde gerekçelendiriliyor. Türkiye Komünist Gençligi olarak bu yalanlariniza karnimiz tok.

Kirli ittifaklarinizin sonucu olarak birbirinize yaptiginiz jestlerle üniversitelerde bilimsel egitimi tamamen devre disi birakmayi, üniversiteleri kendi kadrolasmalarinizin merkezi haline getirmeyi uzun zamandir sistemli bir sekilde yapiyorsunuz. Üniversitelerimizi fasist, bilim ve sanat düsmani çetelerin eline teslim etmenize izin vermeyecegiz. Ne yaparsaniz yapin, insanligin kültürel mirasi ve aydinlanma mücadelesi önünde boyun egeceksiniz.

Hasan Hüseyin’in dizeleri ile sesleniyoruz:

'Ne anlar canavarlar
Ne anlar soyguncular
Talancilar ne anlar
Bilimsel güzellikten
'

Türkiye Komünist Gençligi olarak sizleri aydinlanma mirasina sahip çikmaya, bu karanligin karsisinda boyun egmemeye, birlikte mücadele etmeye çagiriyoruz."


Mephisto Kitabevi isçilerinden yönetime açik çagri

Mephisto Kitabevi'nde direnise geçen isçiler kitabevi yönetiminin yayimladigi açiklamanin çarpitmalarla dolu oldugunu belirterek 'Gerçeklikleri çarpitarak sorunlari çözemezsiniz. Gelin sorunlarimiza çözüm üretin. Daha insani bir çalisma ortami sunun' çagrisinda bulundu.

Mephisto Kitabevi'nde direnise geçen isçiler kitabevi yönetiminin uzun süren sessizliginin ardindan yaptigi açiklamanin gerçeklikten uzak ve çarpitmalarla dolu oldugunu belirtti.

"Mephisto'ya açik çagri" baslikli bir bildiri yayimlayan isçiler, kitabevi yönetimine "Gerçeklikleri çarpitarak sorunlari çözemezsiniz. Gelin sorunlarimiza çözüm üretin. Daha insani bir çalisma ortami sunun" çagrisinda bulundu.

"Mephisto Kitabevi yönetimi, uzun süren sessizliginin ardindan ise geri alinma, makul bir yemek ücreti, saglikli bir dinlenme alani ile mobbingin son bulmasi gibi taleplerimize cevap vermek bir yana gerçeklikten tamamen kopuk bir açiklama yayimladi" denilen bildiride su ifadelere yer verildi:

"Açikça çarpitma ve yalanlarla dolu bu talihsiz açiklamaya cevabimizi kamuoyunun bilgisine sunariz:

Yalanlar ve gerçekler

1- '... her kurumda oldugu gibi isyerimizin de zamaninda gelmek, haber vermeden isyerini terk etmemek benzeri bazi kurallari vardir. Bu ilkelere uymadigina tanik oldugumuz iki kisinin is akitleri tüm yasal haklari yerine getirilerek sona erdirilmis, ancak bu durum medyaya “toplu isten çikarmalar var” seklinde yansimistir. Konu gerçek disi bir noktaya sürüklenmistir.'

Ocak ayinda sadece Besiktas subesinde isten çikartilan isçi sayisi iki degil altidir. Kadiköy subesinde ise bu sayi dörttür. Ise geri dönmeyi talep eden iki arkadasimiz için Mephisto Kitabevi adina yapilan açiklamada belirtilen isten çikartilma sebebinin gerçeklikle uzaktan yakindan alakasi yoktur. Arkadaslarimizdan biri için 'güler yüzlü olmadigi' digeri için 'alinacak idari kararlara uymama potansiyeli tasimasi' gerekçe olarak gösterilmis, is disiplinleri konusunda bugüne kadar herhangi bir olumsuz degerlendirme yapilmamistir. Üstelik is disiplini konusunda iki arkadasimiz için bugüne kadar kayda geçen tek bir uyari dahi bulunmamaktadir.

2- 'Öne sürülen fiziksel ve psikolojik siddet anlamina gelen mobbing iddiasi söz konusu bile olamaz.'

Son aylarda yasanan ve mobbing olarak degerlendirdigimiz birkaç örnegi paylasmak istiyoruz. Tüm çalisanlarin yer aldigi WhatsApp grubuna, güvenlik kamerasi kayitlarindan ekran görüntüsü atip, bu görüntü üzerinden çalisanlari azarlamak, tüm isçilerin yer  aldigi sirket toplantisinda güvenlik kamerasi kayitlarini izletip, görüntüler üzerinden performans degerlendirmesi yapmak ve çalisanlara 'seni bu magazada çalistirmam için bana tek bir neden söyle' gibi ithamlarda bulunmak, Beyoglu subesinde bölüm müdürü ve çalisan arasindaki tartismadan sonra, çalisandan özür dilemesini talep etmek, bunu yapmadigi için isine son vermek... Bu örnekleri artirabiliriz. Eger Mephisto yönetimi talep ederse, mobbing uygulamalarini, kanitlar ve sahitler esliginde tüm detaylariyla kamuoyu ile paylasabiliriz.

3- 'Kameralar, hem bir yasal zorunluluk hem de güvenlik için bir gerekliliktir. Kapatilma imkani yoktur.'

Kameralarin kapatilmasi gibi bir talebimiz hiç olmamistir. Talep edilen, güvenlik gerekçesiyle kullanildigi iddia edilen kameralarin emekçilere karsi bir baski araci olarak kullanilmasina son verilmesidir.

4- 'Bu eylem magaza çalisanlarinin hiçbir katkisi olmaksizin is akdi sona erdirilen iki kisi tarafindan is akitlerinin sona ermesinin ardindan kendi inisiyatifleriyle yapilmaktadir.'

Direnisin birinci günü isine son verilen ve hala çalisan Mephisto isçileri tarafindan yapilan basin açiklamasiyla kamuoyuna sunulan açiklama neredeyse tüm Mephisto isçilerinin noktasi, virgülüne kadar katki koymasiyla hazirlanmistir. Üstelik mücadelesini verdigimiz talepler daha önce, benzer sekilde tüm çalisanlarin altina imza attigi bir dilekçe ile Mephisto yönetimine sunulmustur. Eylemin, isine son verilen iki arkadasimiz tarafindan yapildigina yönelik açiklama bir tespit degil en fazla bir temenni olabilir.

5- 'Satis personelinin oturarak çalismasi isin tanimina ve isin geregine uymayacagindan böyle bir talebin karsilanma imkani olamaz ve benzeri is kollarinda da böyle bir uygulama söz konusu degildir. Ama hiç mola yapmadan yedi buçuk saat boyunca ayakta durduklari dogru degildir.'

Ne oturarak çalismak gibi bir talebimiz ne de hiç mola yapmadigimiz yönünde bir beyanimiz oldu. Bizim söyledigimiz çok basit ve anlasilir. Ilk gün basin açiklamasinda ifade ettigimiz gibi 'Dinlenme hakkimiz ‘müsterilerin karsisinda yayilarak oturuldugu’ gerekçesiyle elimizden alindi. Alternatif olarak gösterilen yer bodrum katta, isik almayan, tuvaletin duvarina bitisik, deponun kenarinda bir masa ve sandalye. 'Çalisanlara insani kosullarda bir dinlenme mekâni saglanmalidir.'

6- Mephisto Kitabevi tarafindan yapilan açiklamada en temel ve insani talebimiz olan günlük 9 tl 60 kurus olan yemek ücretinin artirilmasi konusunda herhangi bir ibare yer almamaktadir.

Mephisto yönetimine çagrimizdir: gerçeklikleri çarpitarak sorunlari çözemezsiniz. Gelin sorunlarimiza çözüm üretin. Daha insani bir çalisma ortami sunun. Emekçilerin kendi çalisma kosullari hakkinda söz hakki sahibi olmak istemesinden korkmayin. Hem Mephisto Kitabevi'ne hem de Mephisto emekçilerine yakisan bu olur."


Alman siyasetçiden Dogu Avrupa’yla ortak füze sistemi önerisi

Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi’nin grup baskani ve Almanya'da Hiristiyan Sosyal Birlik liderlerinden Manfred Weber, geçen hafta yapilan Münih Güvenlik Konferansi’nda Almanya’nin Orta ve Dogu Avrupa ülkeleriyle birlikte ortak füze savunma sistemi gelistirme önerisinde bulundu.

Spiegel’de yayimlanan Avrupa ve NATO’nun gelecegine dair bir makalede, geçen hafta düzenlenen Münih Güvenlik Konferansi’nda Avrupa Parlamentosu'ndaki Avrupa Halk Partisi’nin grup baskani ve Alman Hiristiyan Sosyal Birlik (CSU) liderlerinden Manfred Weber’in Orta ve Dogu Avrupa ülkeleriyle ortak füze savunma sistemi gelistirme önerisinde bulundugu belirtildi.

Makaleye göre, ABD’nin NATO’ya bagliliginin belirsizlik gösterdigi ve INF Anlasmasinin askiya alindigi bir dönemde Alman siyasetçiden gelen bu açiklama “Dogu ve Orta Avrupalilara Avrupa’nin geri kalaninin kendilerini korumak konusunda ciddi oldugunu gösterdi".

Weber 16 Subat’ta Münih Güvenlik Konferansi’ndaki oturumda yaptigi konusmada Avrupa’nin ortak bir savunma altyapisi gelistirmesi önerisinde bulunarak, güvenlik ve savunmanin “Avrupa’nin bütünlesmesi için gelecek on yilin en önemli meselesi oldugu”nu öne sürmüstü. Weber “Düsünün eger Avrupa Birligi için bir füze savunma sistemi insa edebilirsek bu gerçek bir Avrupa savunma birligine dogru bir adim olacaktir” demisti.


TÜBITAK ödülü adayligi için 'Saraya git' dayatmasi

ODTÜ Rektörlügü, TÜBITAK Tesvik Ödülü'ne aday gösterilen akademisyen Mehmet Somel’den ödülü kazanirsa Saray'a gideceginin teminatini vermesini istedi. Pazarligi reddeden Somel’in dosyasi ODTÜ Rektörü Versan Kök tarafindan imzalanmadi.

ODTÜ Rektörlügü, TÜBITAK Tesvik Ödülü’ne basvuran akademisyen Mehmet Somel’e dosyasini teslim ettikten bir gün sonra, ödülü kazandigi takdirde Cumhurbaskanligi Külliyesi’ne gideceginin teminatini vermezse, dosyasinin TÜBITAK’a iletilmeyecegini bildirdi. Bu pazarligi yanlis buldugunu ve böyle bir teminat vermeyecegini belirten Somel'in dosyasi Rektör Versan Kök tarafindan imzalanmadi.

Konuyla ilgili Egitim Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Subesi açiklama yapti.

Somel’in adayliginin Üniversite Senatosu tarafindan onaylandigi ancak dosyasinin Rektör tarafindan imzalanmadigi belirtilen açiklamada “Rektörlügün bilimin ve üniversiter degerlerin yerine baski ve zorla ODTÜ bilesenlerini yildirmaya çalismasi yeni degildir" denildi. ODTÜ yönetiminin önce çesitli usulsüzlüklerle ve kadrolasmayla ünlendigi belirtilen açiklamada, yönetimin daha sonra sorusturmalarla, ögrenci ve emekçilerin örgütlü faaliyetlerini kisitlamakla, ögrenci toplulugu kapatmakla, Kredi Yurtlar Kurumu ile protokol imzalayip ODTÜ arazisine tüm ODTÜ kamuoyundan gizli bir biçimde devretmekle ve Rektörün hoslanmadigi fikirleri beyan eden akademisyenlere karsi kisisel husumet gelistirilmesi ve artan mobbing ile anilir olduguna isaret edildi.

ODTÜ yönetiminin geçen yil yandas sendika olan Türk Egitim Sen'e usulsüz bir biçimde üye kaydi yaparak Egitim-Sen’in yetki hakkini gasp ettigi, Flormar dayanisma etkinligine izin vermedigi, Rektör Versan Kök’ün sosyal medyada yaptiklari paylasimlardan dolayi üyelerini telefonla bizzat arayarak ya da e-posta yoluyla psikolojik siddete maruz biraktigi hatirlatilan açiklamada, son olarak ögrenci topluluklarinin kapatildigi, evrimle ilgili konferansin iptal edildigi ve akademik takvimin Cumhurbaskani Erdogan’in ziyareti nedeniyle degistirildigi vurgulandi.

Açiklamada “Rektör Versan Kök ve yönetimi ODTÜ'deki özgür fikir ortamini sermayedarlarin ve siyasi iktidarin çikarlari için feda etme görevini üstlenmistir” denilerek su ifadelere yer verildi:

“Egitim ve Bilim Emekçileri Sendikasi olarak ODTÜ Yönetimine üniversitelerin siradan devlet daireleri olmadiklarini, siyasi iktidarla kurdugu iliski açisindan kurumsal özerkligi; kurumun içerisinde yer alanlarin iktidarla kurduklari iliski açisindan ‘özgürlügü’; bir üretken güç olarak bilgiyi ve bilgi üretimini denetlemeyi degil, onu üreten güçlerin gelistirilmesini ve çesitlenmesini, ‘ögrenenin’den ‘ögreten’ine kadar, herkesin bilginin üretiminin ortak özneleri olmalari açisindan esitligi savunan kurumlar olmasi gerektigini hatirlatiyor, ODTÜ yönetimini uluslararasi anlasmalarla garanti altina alinmis olan ve Ortak Yasam Ilkelerimizde belirttigimiz hak ve özgurlüklerimizi çignememesi yönünde uyariyoruz.

Üyemiz sahsinda dogrudan ya da dolayli olarak yönetimin ayrimciligina, keyfi uygulamalarina ve mobbinge maruz kalan tüm üniversite çalisanlarinin yaninda oldugumuzu beyan ediyor, tüm üniversite bilesenlerini insan toplum ve doga yararina üniversite için fiili, hukuki ve mesru mücadeleye omuz vermeye çagiriyoruz.”


Selahattin Demirtas AIHM kararini Büyük Daire'ye tasidi

Selahattin Demirtas AIHM'in kararini aleyhte karar verilen maddelerinin yeniden incelenmesi ve Türkiye’nin karari uygulamamasina iliskin hüküm kurulmasi talebiyle Büyük Daire’ye tasidi.

HDP’nin önceki Es Genel Baskani Selahattin Demirtas, AIHM’in 20 Kasim 2018 tarihinde kendisi hakkinda verdigi ve serbest birakilmasini da içeren kararinin aleyhteki maddelerini AIHM Büyük Dairesi’ne tasidi.

Avukatlari araciligiyla yaptigi basvuruda Demirtas, Türkiye’nin karari uygulamamasina iliskin de hüküm kurulmasini istedi. 

Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Demirtas'in avukatlari basvuruya iliskin yaptiklari açiklamada “Sayin Selahattin Demirtas adina; tutukluluguna son verilmesi gerektigine hükmeden 20 Kasim 2018 tarihli Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Daire kararinda, davada incelenmeyen, kabul edilemez bulunan ve ihlal bulunmayan haklarin, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Büyük Daire tarafindan yeniden incelenmesi talebiyle 19 Subat 2019 tarihinde Avrupa Insan Haklari Mahkemesine (AIHM) basvuru yapilmistir” dedi.

AIHM’in 20 Kasim 2018’de verdigi ihlal kararinin ardindan, Demirtas’in tutuklu yargilandigi davada Ankara 19. Agir Ceza Mahkemesi’nin üç tahliye talebini de reddettigi hatirlatilan açiklamada mahkemenin “AIHM kararinin kesinlesmedigi sürece baglayici olmadigi yargisina vardigi” belirtildi.

Açiklamada “Istanbul 2. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise, baska bir dava sebebiyle Demirtas hakkinda verilen mahkumiyet kararini 4 Aralik 2018 tarihinde onayarak Selahattin Demirtas’i hükümlü statüsüne sokmus ve böylece yargilanmasinin tutuksuz devam etmesini talep eden AIHM Daire kararini fiilen uygulanamaz hale getirmisti” denildi.

Basvuruda dokunulmazliklarin kaldirilmasindan sonra tek bir AKP veya MHP milletvekili hakkinda kovusturma yapilmazken, dokunulmazligi kaldirilan 59 HDP milletvekilinin 55’i hakkinda yargilama yapilmasina dikkat çekildigi belirtilerek “Basvuruda ayrica Demirtas aleyhine hazirlanan 31 fezlekenin tek bir iddianame altinda birlestirilmesi ve tutuklanmasina gerekçe olarak gösterilen tanik, ses kaydi, sosyal medya faaliyetleri gibi birçok alanda çok ciddi hatalar ve olmayan delillerin varmis gibi gösterilmesi konularinin Büyük Daire tarafindan hukuk disi ve siyasi amaçlarla yapilan hak kisitlamalari içtihadi açisindan degerlendirilmesi talep edilmistir” denildi.


Digiturk haberi nedeniyle genel yayin yönetmeni isten çikarildi

Sporx haber sitesinin Genel Yayin Yönetmeni Tahir Kum'un isine son verildi. Kum'un, Türkiye Futbol Federasyonu ile beIN Sports arasindaki anlasmada federasyonun zarara ugradigina iliskin haber nedeniyle isten çikarildigi belirtiliyor.

Medyaradar'in haberine göre, Sporx haber sitesinin Genel Yayin Yönetmeni Tahir Kum'un isine son verildi. Kum'un ismi sitenin künyesinden çikartildi.

Tahir Kum'un genel yayin yönetmenligini yaptigi Sporx geçen günlerde, Katarli beIN Sports ile Türkiye Futbol Federasyonu arasinda imzalanan anlasmaya koyulmasi unutulan maddeler nedeniyle federasyonun 80 milyon dolar zarar ettigini yazmisti. Haber, yayimlanmasinin ardindan siteden kaldirilmisti. 

Demirören Medya Grubu'nda da geçen hafta Türkiye’nin en çok satan spor gazetelerinden Fanatik'in Genel Yayin Yönetmeni Necil Ülgen gazete ile yollarini ayirmis, dün ise Hürriyet spor muhabiri Ahmet Ercanlar, Ali Koç lehine yaptigi paylasimlar için savunma istenmesi nedeniyle istifa ettigini açiklamisti.

ILGILI HABER
Demirören'den talimat: Fenerbahçe muhabiri isten çikarildi


'Akilli telefonlardaki uygulamalar kisisel verileri Facebook'la paylasiyor'

Son zamanlarda ABD medyasinda sosyal medya devi Facebook'un kisisel verileri ihlal ettigine dair yapilan çok sayida haberin ardindan konuyla ilgili yeni bir iddia Wall Street Journal'dan geldi.

ABD merkezli ekonomi ve finans gazetesi Wall Street Journal, yürüttügü arastirmalar ve testler sonucu, akilli telefonlardaki çok sayidaki uygulamanin hassas kisisel verileri dogrudan Facebook ile paylastigini ortaya koydu.

Kadinlarin ne zaman regl olduklari ya da yumurtladiklarini kaydeden uygulamalardan kisilerin finansal durumlarini girdigi ev arama uygulamalarina kadar çok sayida programin bu verileri Facebook'a gönderdigi öne sürüldü.

Hatta bu uygulamalari kullanan kisilerin Facebook hesaplari olmasa bile verilerinin paylasildigi iddia edildi.

Milyonlarca akilli telefon sahibinin ne zaman karin kaslari üzerinde çalistigi ya da hamile kaldigina dair veriler de dogrudan Facebook'un eline gidiyor.

BBC Türkçe'nin aktardigina göre gazetenin test ettigi 70 popüler uygulamanin en az 11'inin hassas kisisel verileri paylastigi belirtildi.

Facebook'un kullanicilarinin egilimlerini anlamalari için uygulamalarin hizmetine sundugu yazilim gelistirme programi araciligiyla bu verilerin paylasildigi ifade edildi.

Facebook sözcüsü, gazeteye yaptigi açiklamada, bu durumun Facebook'un "uygulamalarla yaptigi anlasmalari ihlal ettigini, bütün uygulamalara kullanicilarinin hassas verilerini paylasmamalarini" söylediklerini aktardi.

Gazeteye göre kalp ritmini ölçen Instant Heart Rate, kadinlarin adet düzenlerini girdigi uygulama Flo, emlak uygulamalari Realtor ile Move ve diger çok sayida fitness ve saglik uygulamasi hassas kisisel verileri paylasan programlar arasinda.

150 SIRKET ILE VERI PAYLASIMI

Daha önce de New York Times, Facebook'un partneri oldugu sirketlere, onaylari ve bilgileri olmadigi halde kullanicilarin kisisel bilgilerini sagladigini ortaya koymustu.

Gazete, Facebook'un en az 150 sirketle yaptigi özel anlasmalar dahilinde kisisel verilere erisim sagladigini belirtti.

Bu sirketler arasinda Microsoft'a ait arama motoru Bing, Netflix, Spotify, Amazon ve Royal Bank of Canada yer aliyordu.

FACEBOOK'U SILME KAMPANYASI

Facebook, Londra merkezli Cambridge Analytica adli veri analiz sirketinin 50 milyon kullanici profiline ait verileri usulsüz kullanmakla suçlanmasi dolayisiyla elestirilerin odagina oturmustu.

Facebook'un sirket olarak son zamanlarda maruz kaldigi skandallar, kimi kullanicilarin Facebook'u kapama kampanyasina katilmasina yol açmisti.

Sirketin hisseleri düserken kimi sermayedarlar sirketin kurucusu Mark Zuckerberg'e istifa çagirisinda bulunmustu.

Zuckerberg, ABD Senatosu'nda geçen yil katildigi bir oturumda gizlilik ve güvenlik ile ilgili sorulara yanit verdi.

Kisisel veriler sirketler tarafindan çok fazla önemseniyor.

Sirketler kisisel veriler üzerinden milyarlarca dolar kazanabiliyor.


Soylu: Elimde öyle istihbaratlar var ki, kaniniz donar

Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Trabzon'da yaptigi konusmada 'Elimde öyle istihbaratlar var, öyle çalismalar var ki esas kaniniz buna donar' ifadesini kullandi.

Içisleri Bakani Süleyman Soylu, AKP Trabzon Gençlik Kollari tarafindan düzenlenen kahvalti programinda yaptigi konusmada "Elimde öyle istihbaratlar var, öyle çalismalar var ki esas kaniniz buna donar" ifadesini kullandi.

AKP'nin gençlik kolu üyelerine "Bedeli ne olursa olsun, sizin önünüzdeki engelleri kaldirmakla yükümlüyüz" diyen Soylu, söyle devam etti:

"Ister canimizla ödeyelim, ister karsidan hakaretlere maruz kalalim, isterlerse bizi anlamasinlar, ama ne yaparlarsa yapsinlar, bizim onlara söyleyecegimiz tek bir sey var; ‘bilselerdi yapmazlardi.’ Bilselerdi bugün terör örgütleriyle birlikte ayni ittifakin içinde olmazlardi. Elimde öyle istihbaratlar var, öyle çalismalar var ki; esas kaniniz buna donar. Hiçbir ahlak, hiçbir memleket duygusu, hiçbir bayrak sevdasi düsünmeden kol kola girenleri görüyor ve igreniyorum."

Ülkenin en büyük korkusunun istikrarsizlik oldugunu savunan Soylu, "Bu ülkede yönetim istikrarsizligi ortaya koyulursa, hedeflerimizin hepsini sasirtirlar. Istikametimizi farkli bir noktaya tasirlar. Bunu istemektedirler. Allah bize imkan verdi, uluslararasi ve yurt disinda toplantilara katildim. Ay-yildizli bayragin önünde bu toplantilarda hiç boynumuz egik olmadi" ifadelerini kullandi.

Soylu, Cumhurbaskanligi hükümet sistemiyle önlerinde 4,5 yil oldugunu belirterek "O sahaya güçlü girmeliyiz. Tayyip Erdogan’in topu ayagina vereceksiniz, o 90’a çakacak. Türkiye bambaska noktaya, heyecana dogru gidecek" diye konustu.


Metrobüs kaza yapti: Yaralilar var

Istanbul Haramidere'de meydana gelen metrobüs kazasinda bazi yolcular yaralandi. Yaralilara gelen saglik ekiplerince ayakta müdahale edildigi belirtilirken, hasarli araçlarin çekilmesinin ardindan seferlerin normale döndügü bildirildi.

Istanbul Haramidere'de metrobüs kazasi meydana geldi.

Bir metrobüsün önündeki metrobüse çarpmasi sonucu yolculardan bazilarinin yaralandigi ögrenildi. 

DHA'nin haberine göre Haramidere metrobüs duragindaki kaza saat 13.00 siralarinda meydana geldi. Durakta duran metrobüse arkadan gelen metrobüs çarpti.

Kazada bazi yolcular hafif yaralandi. Yarali yolculara gelen ambulansta ayakta müdahale edildi.

Kaza nedeniyle metrobüs seferlerinde aksama yasandi. Hasarli araçlarin çekilmesinin ardindan seferler normale döndü.

 


Danistay'dan AKP vakfina dokunulmazlik

Danistay, Erdogan'in da kuruculari arasinda bulundugu Birlik Vakfi ile MEB arasinda imzalanan isbirligi protokolüne iliskin davada yürütmeyi durdurma istemini reddetti.

Cumhurbaskani Tayyip Erdogan'in da kuruculari arasinda bulundugu Birlik Vakfi ile Milli Egitim Bakanligi Hayat Boyu Ögrenme Genel Müdürlügü arasinda imzalanan protokolün yürütmesinin durdurulmasi istemi Danistay tarafindan reddedildi.

Cumhuriyet yazari Isik Kansu bugünkü yazisinda, Danistay 8. Dairesi'nin kararina gerekçe olarak "protokolün örgün egitimdeki ögrencileri kapsamadigi"nin gösterildigini hatirlatarak "Oysa, ayni Danistay, bakanligin Ensar Vakfi ile imzaladigi benzer bir protokol için yürütmeyi durdurma karari vermisti" diye yazdi.

Kansu yazisinda "Ensar Vakfi ile benzer amaçlarla kurulmus (degerler egitimi adi altinda dini egitim verilmesi; Arapça, Farsça kurslari açilmasi vb.) Birlik Vakfi’nin protokolüne dokunulamamasinin nedenini sorgulamak gerek. Birlik Vakfi kurucularinin arasinda Ismail Kahraman, Recep Tayyip Erdogan, Abdülkadir Aksu, Ali Coskun, Zeki Ergezen, Cemil Çiçek gibi AKP’nin önde gelen yöneticilerinin yer almasi karari etkilemis olabilir mi?" ifadelerine yer verdi.

ILGILI HABER
5 Subat'i anarken: AKP Türkiye'sinden seriat manzaralari...


Erdogan: Isteseler de istemeseler de AKM’nin temelini attik

Tersane Istanbul Temel Atma Töreni’nde konusan Cumhurbaskani Erdogan, ‘Isteseler de istemeseler de iste Atatürk Kültür Merkezi'nin temelini attik’ dedi. Erdogan proje için tasinacak müze nedeniyle de Koç Grubu'na tesekkür ettigini söyledi.

Cumhurbaskani ve AKP Genel Baskani Tayyip Erdogan Haliç’teki "Tersane Istanbul Temel Atma Töreni"nde yaptigi konusmada yine Gezi direnisini gündeme getirdi, “Isteseler de istemeseler de Atatürk Kültür Merkezi’nin temelini attik” diye konustu.

Erdogan'in konusmasindan satir baslari söyle:

'KOÇ GRUBU'NA TESEKKÜR EDIYORUM'

”Bugün ülkemiz ve Istanbulumuz, Haliç'imiz adina tarihi bir temel atma törenini insa ediyoruz. Engellerle, sabotajlarla dolu uzun mücadelenin ardindan bir hayali daha gerçeklestiriyoruz. Tersane Istanbul Projesi, Istanbul'u çok daha farkli konuma tasiyacak bir projedir. Yap-Islet-Devret modeliyle bu projeyi hayata geçiriyoruz. Proje kapsaminda burada iki adet 70 yat baglama kapasiteli yat limani, toplam yatak sayisi 1200 olan üç otel insa edilecek. Ayrica yine proje için de Türkiye'nin çok önemli üç tane müzesi burada insa edilecek. Bunlardan bir tanesi buraya tasiniyor. Onun için de Koç Grubu'na tesekkür ediyorum. Ilk defa bir Kadin Müzesi'ni burada insa etmis olacagiz. Bir üçüncü müze de yine Türk Islam Eserleri Müzesi olarak insa edilecek. 5700 araç kapasiteli kapali otopark yer aliyor. Buraya yillik ortalama 30 milyon ziyaretçi bekliyoruz.”

“Buranin ihalesini 6 yil önce yaptik. Temennimiz bu projeyi 4 yil içinde bitirip milletimizin hizmetine sunmakti. Ancak basini CHP'nin çektigi ayni zihniyete mensup odalarinin da destek verdigi engellemeleri sonucu projeyi uzun yillar fiilen baslatamadik. CHP Istanbul'a ve diger illerimize kazandirdigimiz her yatirima oldugu gibi, bu projede de solugu mahkemede aldi. Ayni seyi AKM'de de yaptilar, Harbiye Kongre Merkezi'nde de yaptilar.”

‘GEZI’DE ISTANBUL’UN DUVARLARINI KIRLETENLER…’

“Yalan yanlis bilgilerle o günden bugüne kadar projeye mani olmak istediler. Gezi olaylarinda Istanbul'un duvarlarini kirletenler sanki kendi yandaslari degilmis gibi bize tarih ve medeniyet dersi vermeye kalktilar. Iste su anda bulundugumuz mekan, Istanbul'un fethinde kadirgalarin indigi mekandir. 6 senede bu projede kaybettirdiler. Aynisini AKM'de yaptilar. Ama isteseler de istemeseler de iste Atatürk Kültür Merkezi'nin temelini attik. Simdi de buranin temelini atiyoruz. Böyle bir zaman kaybiyla da olsa projenin bu asamaya gelmesini son derece önemli görüyorum."

"Projenin bu asamaya gelmesini son derece önemli görüyorum. Açikçasi bugünkü su manzara, Türkiye'de yegane varlik gayesi, hizmet-yatirim düsmanligi olan malum kesime verilmis esasli bir derstir. Bugün hep birlikte sahitlik ettigimiz su tablo, Türkiye'de eser siyasetinin zaferidir. Atatürk Kültür Merkezi'ni insallah biz açilisini yaptigimizda, bunlara biz niye geldiniz demeyecegiz, hos geldiniz diyecegiz. Ayni sekilde Harbiye Kongre Merkezi'nde tiyatro merkezini çok daha büyük yaptik. Biz orada niye geldiniz demedik ki, hos geldiniz dedik. Niye? Bizde dagitmak yok, bizde toparlamak var."

HALIÇ'IN ESKI HALINI IZMIR KÖRFEZI'NE BENZETTI

“Haliç'in eski hali neyse Izmir Körfezi de o. Bunun için diyoruz ki, belediyecilik AK Parti'nin isidir. Izmir'i alalim piril piril hale getirelim istiyoruz. Sayet biz muhalefete göre politikalari belirleseydik hala Haliç pis kokulara, kirlilige mahkum olurdu. Simdi Bogaz'in üzerinde üç katli bir tüneli de yapacagiz, onu da halledecegiz."

ILGILI HABER
AKM ihalesi Erdogan'i rüyasinda gören patrona verildi


DSP’li Gürel: Iktidar medyasi bizi çok sevmeye basladi

DSP Genel Baskan Yardimcisi Ugur Gürel iktidar yanlisi medyanin genel merkezlerinden çikmadigini belirterek ‘Açikçasi hükümete yakin televizyonlarda, CHP’nin oylarini böldügümüz için bize destek var’ dedi.

DSP Genel Baskan Yardimcisi Ugur Gürel, Sözcü gazetesinden Saygi Öztürk’e açiklamalarda bulundu.

Gürel iki partili sistemin hem AKP’yi hem de CHP’yi memnun ettigini belirterek “Olayin bu hale gelmesinde CHP’nin de sorumlulugu var. 17 yildir AKP’yi iktidarda tutan ana muhalefet, diger partilerin önünü tikadi” diye konustu.

‘BU ALGIYI BOZAMIYORUZ’

Gürel sözlerini söyle sürdürdü:

“Geçen seçimde kapimizi çalmayan, hatta genel merkezimizin yerini bile bilmeyen iktidar yanlisi medya da bizi çok sevmeye basladi. Muhabirler genel merkezimizden çikmiyor. Sik sik bizimle röportaj yapma geregi duyuyorlar. Tabii bir algi yaratilmaya çalisiliyor. Bu algiyi bozamiyoruz. CHP’ye yakin kanallar ise bize yer vermiyor. Açikçasi hükümete yakin televizyonlarda, CHP’nin oylarini böldügümüz için bize destek var. Açikçasi bu durum çok hoslarina gidiyor. Biz onlara farkli parti, 81 ilde seçimlere katilan tek sol parti oldugumuzu anlatiyoruz.”

ILGILI HABER
DSP Genel Baskan Yardimcisi: CHP’nin kapatilmasi ve tasfiye edilmesi gerekiyor
ILGILI HABER
31 Mart: Ittifak filan yok zaten parti de yok!


Porosenko'dan NATO'ya Karadeniz'e daha çok savas gemisi gönderme çagrisi

Ukrayna Devlet Baskani Pyotr Porosenko, Rusya'nin saldirma ihtimali oldugunu öne sürerek NATO'ya Karadeniz'deki varligini artirma çagrisinda bulundu.

Ukrayna Devlet Baskani Pyotr Porosenko, ABD'li Fox News kanalina verdigi söyleside "NATO gemilerinin Karadeniz'de varligini artirmaliyiz. Kirim'in ilhak edilmesinin ardindan Karadeniz'de güçler dengesi tamamen yok oldu" dedi.

Rusya'nin Karadeniz'de "saldirgan tutumunu sürdürebilecegi" ifadesini kullanan Porosenko, Kerç Bogazi'nda yasanan gerilimle ilgili olarak "Ukrayna gemilerine daha önce saldirdilar. Iste bu nedenle NATO gemilerinin varligi istikrari saglayacak" diye konustu.

Rusya'nin Kirim'i füze yerlestirmek için kullandigini ileri süren Ukrayna Devlet Baskani, Kirim'da Rusya deniz kuvvetlerinin varliginin da önemli ölçüde artirildigini belirterek bu durumun bölgede istikrarsizliga yol açtigini öne sürdü.

Rusya Devlet Baskani Vladimir Putin'e karsi "tehditkâr" tutum alinmasi gerektigini söyleyen Porosenko, "Eger uluslararasi koalisyon yeteri kadar güçlü olursa, eger etkili yaptirimlar devam ederse, sahip oldugumuz tüm bu baski araçlari ise yarar, Putin'le bu sekilde konusmak sonuç verir" diye konustu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya'nin uluslararasi normlari ihlal ettigini iddia ederek NATO'nun Karadeniz'de varligini artirmaya hazirlandigini açiklamisti.


HDP seçim ittifaki yaptigi partilerle protokol imzaladi

HDP seçim ittifaki yaptigi Kürt parti ve hareketleriyle ittifak protokolü imzaladi.

Kürdistan Islami Hareketi (AZADÎ), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Demokratik Kürt Dernegi (DDKD), Halklarin Demokratik Partisi (HDP), Insan ve Özgürlük Partisi (PIA), Kürdistan Komünist Partisi  (KKP), Platforma Demokrata Kurdistan (PDK), Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (KDP-T) arasinda KDP-T Diyarbakir merkezinde ittifak protokolü imzalandi.

Imza töreninde konusan HDP Es Genel Baskanlari Pervin Buldan, "Kürt halkinin gelecegi açisindan ulusal birlik meselesinin de önemli olduguna dikkat ederek yaptigimiz ittifakin ulusal birlige degerli bir katki saglayacagini özellikle belirtmek isterim. Yogun baskilar altinda bir seçim süreci geçirecegiz ama halkimizin bu seçimlere çok büyük bir ümit bagliyor. Halkimiz bu zaferin gerçeklesmesine olan inancini bizlere iletti ve bizim kazanmaktan, basarmaktan baska çaremiz yok. Bugün önemli bir bilesenle bir aradayiz. Halkimizin gözünün kulaginin burada oldugu bir dönemde bu görüntüyü vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Buradaki sinerjinin Türkiye’nin batisina da etki edecegine olan inancimiz çok büyük. Biz bu güç birligine alanlarda halkimizla birlikte ulasabilirsek, bu sinerji Türkiye’nin batisinda da görülecektir. O zaman ulusal birlik meselesinde önemli bir sinerji yaratacagimizi da görmüs olacagiz. Dolayisiyla 31 Mart seçimlerinin Kürtler ve Türkiye’nin gelecegi açisindan önemi büyük. Biz de büyük bir basari ve zafer elde etmek üzere yola çiktik" ifadelerini kullandi.

ILGILI HABER
HDP'nin aday gösterdigi iller belli oldu

 


Meteoroloji Istanbul'da kar yagisi için saat verdi

Meteoroloji Genel Müdürlügü, Istanbul'da havanin biraz daha sogumasiyla il genelinde 15.00'ten sonra kar yagisi beklendigini açikladi.

Balkanlar üzerinden gelen soguk ve yagisli sistemin etkisine giren Istanbul'da, saat 15.00'ten sonra kar yagisi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlügü'nden alinan bilgiye göre, kentte dün gece yagmur seklinde baslayan yagis, Avrupa Yakasi'nda karla karisik yagmur, yüksek yerlerde kar, Anadolu Yakasi'nda ise yagmur seklinde devam ediyor. 

Ögleden sonraya kadar bu sekilde devam edecek yagislarin, havanin biraz daha sogumasiyla il genelinde 15.00'ten sonra kara dönüsecegi tahmin ediliyor. 

Karla karisik yagmur ve zaman zaman kar seklindeki yagislarin yarin da sürecegi öngörülüyor.

 


'Insani' olanin acinasi ikiyüzlülügü

Küba Komünist Partisi gençlik örgütü ve Küba gençliginin örgütlü öncüsü Komünist Gençlik Birligi (UJC)’nin yayini olan Juventud Rebelde geçtigimiz hafta 'Venezuela yalniz degildir!' baslikli özel bir sayi çikardi. Özel sayida derginin editörü Marina Menéndez Quintero’nun yazisi ABD’nin 'insani yardim' gerekçesiyle bir ülkenin egemenlik haklarini hiçe saymasinin yakin tarihteki...

“Esitsizlikle mücadele eden” ve “Latin Amerika, Afrika, Ortadogu ve Avrupa’da insan haklarinin korunmasina katkida bulunmaya çalisan” Ispanyol bir sivil toplum kurulusuna göre Haiti son günlerdeki protestolardan sonra bir insani kriz riski ile karsi karsiya. 

“Dayanisma için Ittifak” adli bu sivil toplum kurulusunun önermesine herhangi biri sunlari da ekleyebilir: Haiti’deki bu kriz daha da eskiye gidiyor, gelismis kapitalist ülkeler tarafindan yagmalanmis, görünmez bir ulusun yoksulluguna dayaniyor. Protestolarin ana aktörlerinin sorumlulugunu Devlet Baskani Jovenel Moise’ye yükledigi bugünlerdeki huzursuzlugun nedeni de ayni yoksulluk. 

Haiti’nin durumu ile ilgili endiselere dair bazi göstergeler arasinda sunlar bulunuyor: Son üç ayda paranin degerinin yüzde 23’ü kadar düsmesi ve bunun enflasyona etkisi, yüzde 10’u bir insani kriz içinde bulunan ve iki milyonu da acil yardima muhtaç olan (bu veriler Birlesmis Milletler Insani Yardim Koordinasyonu OCHA’ya ait muhtemel yüzeysel ve “kisa” veriler) bir toplum için hayat pahaliliginin artmasi.

Ancak, son günlerde 50’nin üzerinde yasamini yitiren, 200’ün üstünde yaralanan ve 500 kadar gözaltina alinan kisi olmasi ile siddetlenen bu durum (yine ayni Ispanyol sivil toplum kurulusunun belirtilmeyen kaynaklara dayandirdigi rakamlar) bu sivil toplum kurulusu disinda kimse tarafindan dile getirilmedi… Ve bu o kadar kötü olmayabilir, yakindan bakildiginda Haiti’nin yakin tarihinin, “insani endiseler” ile ilgili yalan haberlerle dolu oldugu görülecektir.

Askerler tarafindan gerçeklestirilen bir devlet darbesinden sonra görevden alinan Haitili devlet baskani Jean Bertrand Aristide’e 1994’te yine ABD tarafindan gerçeklestirilen bir askeri müdahale ile koltugu geri verilmisti. Ülkeyi isgal altinda, daha istikrarsiz ve aç birakmak pahasina…

Bu müdahale “insani” diye tanimlanan bir müdahale degildi, “demokrasiyi yeniden insa etmek” diye tanimlanmisti. Elbette “demokrasiyi yeniden insa etme”nin baska ülkelere “toplumu korumak” adina -tam tersine yol açsa da- asker göndermek anlaminda kullanilan baska bir tanim oldugu anlasilabilir.

Bazi yorumcular tarafindan “insani” savaslar Clinton Doktrini olarak adlandiriliyor, zira bu tür müdahaleler eski ABD Baskani Clinton döneminde güç kazandi.

Onun yönetimi NATO’nun Mart 1999’da Kosova’daki sivilleri “korumak” adina Yugoslavya’ya karsi baslattigi, “insani” oldugu iddia edilen ve ülkenin tepesine yagarak Yugoslavya’nin bütünlügünü yok eden bombalarin arkasindaydi. Sadece siyasi olmayan sonuçlari bile iki binden fazla ölü ve 30 ile 100 milyar dolar arasi kayipti. Siyasi sonuçlari ise açikti: Ülkenin ve sisteminin parçalanmasi. 

“Insani” askeri müdahalenin hakli bir savas gerekçesi oldugu iddia edilmis olsa da, hatta bugün hala iddia ediliyor olsa da, bu, muhtemelen sözde insan haklarinin savunulmasi adina ortaya konan en büyük felakettir.

Daha eski bir örnek olarak 1992’de Somali’de, BM Güvenlik Konseyi’nin bu ülkeye yardim dagitilmasi için güç kullanilmasi yönünde yaptigi oylama sonucu, 1800 kisilik deniz kuvveti ve 30 bin askerin görevlendirilmis olmasi verilebilir. Ancak bu da bir ülkenin bir baska ülkeyi isgal etmesi için ortaya sözde iyi niyetli gerekçelerin kondugu ilk durum degildi.

2003’de uluslararasi hukuk doktoru ve dönemin Cenevre Uluslararasi Insan Haklari Merkezi profesörlerinden Robert Kolb tarafindan yayimlanan bir makalede insani müdahale, 19. yüzyilda sikça basvurulan ve  “zorla yapilan bir dis müdahale” olarak tanimlaniyor. Birlesmis Milletler Antlasmasi’nin kabul edilmesinden sonra ise, özellikle ve antlasmanin 2. ve 5. maddelerinde belirtilen üye ülkelerin diger ülkeleri tehdit etmekten veya onlara karsi güç kullanmaktan kaçinmalari gerekliligine ve üye ülkelerin kendilerine bir saldirida bulunmasi halinde kendilerini savunma hakkina bagli olarak bu tanim yeniden düzenleniyor. Konu ile ilgili tartismalar Yugoslavya’ya karsi saldirilarla birlikte yükseliyor, ancak elestirilere ragmen pratikte bu uygulama ortadan kalkmiyor.

Irak’ta bulundugu iddia edilen ve hiçbir zaman kanitlanamamis olan nükleer silahlar öne sürülerek, terörle mücadele ve uluslararasi güvenligi saglama gerekçesiyle gerçeklestirilen 2003 Irak isgalinin baslangicinda, 2003’te The Nation’da basilan ve hemen sonra Ispanya’nin El Pais gazetesinde de “Insani savas mi, önleyici savas mi?” basligi ile yayimlanan bir makalede “insani müdahalenin savaslara ya da mülteci krizlerine karsi verilen yanit olarak övülmesinin kaçinilmaz sonucu yeni bir sömürge düzeni olacak” açiklamasi bulunuyordu.  “Olaylarin çogunda, askeri eylemler, ya insani yardimda bulunan ülkenin hükümeti tarafindan, ya disaridan BM gibi baska bir aktör tarafindan ya da müdahaleci dis gücün kontrol ettigi bir yerel unsur tarafindan müdahale edilen ülkedeki hükümetin degismesini içerir.”

Irak’taki örnekte, mesele Saddam Hüseyin’i devirmekti ve sonuç su oldu: Orduya mensup askerlerden ve özel güvenlik isletmelerinin parali askerlerinden toplam 5500 kisi hayatlarini kaybetti. Ancak daha kötüsü, müdahale edilenlerin kayiplariydi, en az dörtte biri sivil toplam 500 bin can kaybi olmustu. Ne var ki, dünya bu olaydan sonra da ABD ve NATO’nun Libya’da 2011’de yol açtigi felaketi yasadi. Yakin zamanda Russia Today’da yer verilen uzman görüslerine göre bu müdahale insan haklarini korumaktan çok yok etmeye yaradi.

ABD’nin ve diger güçlerin öne sürdügü ama hiç ortaya koyamadigi “insan haklarina saygi, insanlarin güvenligi ya da bütünlük” niyetlerinin her defasinda bir kez daha siyasi müdahale için kullanildigina sayisiz örnek bulunuyor.  Bu örnekler BM’nin destegi ile ya da bu destek olmaksizin gerçeklestirildi. En samimi yardim niyetinin dahi devletlerin ulusal egemenlik haklarina saygi duymasi gerektigi yönünde görüsleri olanlarin tepkisiyle karsilasildi.

Anne Ryniker tarafindan kaleme alinan ve Kizilhaç Uluslararasi Komitesi’nin internet sitesinde Mart 2011’de yayinlanan bir makalede sunlar ifade edilmisti: “Uluslararasi insan haklari bakis açisiyla ele alindiginda “müdahale”, “girisim” ya da “insani” sözlerinden bahsettiginizde ister istemez bir çeliski ortaya çikiyor, çünkü “insani” terimi magdurlarin acisini hafifletmeye yönelik eylemlerin karsiligi olarak kullaniliyor. Oysa bugün anlasildigi anlamiyla “insani müdahale” siklikla siyasi bir programla iliskili bir askeri müdahale demek.” Müdahaleyi tesvik eden jeostratejik amaçlar sadece siyasi rejim degisikliklerini degil, isgal edilen ülkelerin dogal kaynaklarini kontrol etmeyi de içeriyor.

VENEZUELA'YA KARSI

ABD’nin Venezuela’ya sözde insani yardim göndermesi söyleminin arkasinda da ayni baglam bulunuyor: Açik veya gizli olarak gerçeklestirilecek bir askeri müdahale için bir siçrama tahtasi.  Bu mekanizmayi ve Bolivarci devlete karsi çesitli söylemleri kullanarak Washington’un 20 milyon dolarlik “yardim” gönderdigi yalanina karsi, Venezuela devletine uyguladigi yaptirimlarla yarattigi kayip 30 milyar dolarin üzerinde. Latin Amerika Jeopolitik Strateji Merkezi (CELAG)’nden analistlere göre 2013’ten bu yana kayiplarin toplami ise 350 milyar dolarin üzerinde. 

Venezuela’da olmayan bir “insani kriz”in varligini kabul etmek, bu ülkeyi maglup bir devlet kurumuna sahipmis gibi göstermekle esdegerdir. Bu sayede aranan gerekçe de bulabilir: ABD’ye dogrudan müdahale için yesil isik yakan bir BM Güvenlik Konseyi karari.

Ancak bununla birlikte, “insani” kavrami çesitli baska gerekçeler uydurmayi ve ABD tarafindan Trump’in her zaman masada tuttugu askeri seçenegin kullanimi için yaratilan “olaylar” bulmayi da gerektirir. Kuklasi Juan Guaido’nun Venezuela içinde taninmasini ve onun üzerinden hükümet degisikligini saglayamadigi, Venezuelalilari etkilemeyi basaramadigi için, Maduro’nun geçtigimiz 20 Mayis’ta kazandigi baskanlik seçimlerinin taninmamasi ve yeni seçimlerin yapilmasi çagrisini yapmasi böyle bir örnektir.

Geçtigimiz hafta sonundan bu yana Venezuela devletinin iradesi disinda, Kolombiya ile sinir hattindaki Cucuta bölgesi üzerinden, ABD hava kuvvetlerine bagli uçaklarin da kullanimiyla sözde yardimin gönderilmesi, üstelik Latin Amerika’nin “özel” ülkelerine karsi yanki saldirganliginin tasiyicilarindan biri olan Bolivar ve Küba düsmani Florida senatörü Marco Rubio’nun Kolombiya’nin bu bölgesinde bizzat bulunmasi, çok tehlikeli sonuçlari olabilecek bir provokasyonla sonuçlanabilir.

Bazi yorumcular bu insani “gösteri”nin Washington’un gelecekteki askeri operasyonlari için bir tür destek hatti olusturmaya yarayacagini tahmin ediyorlar. Guiado’nun temsil ettigi sagci muhalefetin Venezuela’nin yaptirimlar nedeniyle el konan parasini da kullanarak girisecegi askeri bir yikim eylemi için bir hazirlik söz konusu olabilir. Fakat Guaido’nun kendisi de daha önce ifade ettigi gibi ABD güçlerinin oynadigi bu oyuna sahsen dahil olmak isteyebilir, askeri müdahale böylece daha da basitlesmis olur… Ve girerler… Venezuela’yi seytanlastiran devasa medya operasyonlari olmasa dünyada kimsenin inanmayacagi bir “insani amaç” ile...

Yasanan yankilerin uluslararasi hukuku tanimadigi bir baska eylemi, bir baska suçu ve kokusmus ikiyüzlülügü olacaktir. Gezegenimizin dogrudan yana olan güçleri bunu da defetmeyi bilecektir.


Trump, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi adayini açikladi

ABD Baskani Trump, Nikki Haley’in istifasinin ardindan bosalan BM Daimi Temsilciligine Kanada Büyükelçisi Kelly Knight Craft’i aday gösterdigini açikladi.

ABD Baskani Donald Trump, Birlesmis Milletler Daimi Temsilcisi adayini açikladi. Dün Twitter’den yaptigi açiklamada Trump, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi olarak ülkenin Kanada Büyükelçisi Kelly Knight Craft’i aday gösterdigini duyurdu.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’in geçen yil istifa etmesinin ardindan Trump göreve ilk olarak Disisleri Bakanligi sözcüsü Heather Nauert’i aday göstermis, Nauert daha sonra ailevi nedenlerle aday olmayacagini açiklamisti.

Kentucky’li Kelly Knight Craft ve kömür madeni patronu esi milyarder Joe Craft Cumhuriyetçilerin ana sponsorlarindan olarak biliniyor. 2016’daki baskanlik seçimlerinde Florida Senatörü Marco Rubio’nun Cumhuriyetçilerin adayi olmasini destekleyen ikili, daha sonra Trump’a destek vermislerdi. Kelly Knight Craft Ekim 2017’de Kanada Büyükelçisi olarak atanmisti.


AKP yandasi akademisyen: Hirsizlik yapanin elini keselim

Saglik Bakani Fahrettin Koca'nin sahibi oldugu Medipol Üniveristesi'nde görev yapan Doç. Dr. Selman Ögüt, hirsizliklarla ilgili 'Elini keselim diyince de insan haklari diyorlar. Evine girilenler hayvan sanki!?' dedi.

AKP'ye yakinligiyla bilinen Ülke TV ekranlarinda yayinlanan ve Turgay Güler'in sundugu Siradisi programinin konu basliklarindan biri "hirsizlik" olaylari oldu.

Programin yorumcularindan Ülke Tv Genel Yayin Yönetmeni ve Yeni Safak Gazetesi Yazari Hasan Öztürk, yasanan hirisizlik olaylarinin devlete olan güveni sarstigini belirterek "Devlet vatandasin canini malini korumakla yükümlüdür. Hirisizlarin serbest birakilmasi devlet otoritesini sarsar, adalete güveni yok eder. Bu isin hem emniyet ayagi var hem de yargi ayagi var. Bu hirsizlik olaylarindan cani yanan vatandas suçu iktidarda ariyor. Bu çok önemli bir konu yetkililer bu ise çok acil çözüm bulmali" dedi.

Medipol Üniveristesi Hukuk Fakültesi ögretim üyesi Doç. Dr. Selman Ögüt ise Twitter hesabindan yaptigi açiklamada, "Elini keselim diyince de insan haklari diyorlar. Evine girilenler hayvan sanki!?" ifadelerini kullandi.

 


Bahçelerden lahana çaldigi iddiasiyla 3 kisiye gözalti

Bursa’da bahçe ve bostanlardan meyve ve sebze çalip semt pazarlarinda düsük fiyata sattiklari iddia edilen 3 kisi gözaltina alindi.

Bursa'da bahçe ve bostanlardan çaldiklari iddia edilen 8 ton meyve-sebzenin bir kismini semt pazarinda düsük fiyatla satmaya çalistiklari belirtilen 3 kisi jandarma tarafindan gözaltina alindi.

Bursa Il Jandarma Komutanligi'na gelen ihbar üzerine takibe alinan süpheliler, çaldiklari iddia edilen meyve-sebzeyi Bursa merkezde bulunan semt pazarinda satmaya çalisirken yakalandi.

Gözaltina alinan kisilerin evlerinde ve depolarinda yapilan aramada paketlenmis halde bulunan çogu lahana olmak üzere 8 ton tarim ürününün bulundugu, ürünlerin bahçe sahiplerine teslim edildigi belirtildi.


Demirören'den talimat: Fenerbahçe muhabiri isten çikarildi

Yildirim Demirören, sahibi oldugu gazetelerde isten çikarmalara devam ediyor. Ayni zamanda Futbol Federasyonu Baskani olan Demirören, Ali Koç'un Federasyona yönelik elestirilerine sayfalarinda yer veren Fanatik gazetesi yayin yönetmenini isten çikarirken, simdi de hakem hatalari ve Ali Koç tweetleri gerekçesiyle Hürriyet'in Fenerbahçe muhabiri Ahmet Ercanlar isten çikarildi.

Türkiye Futbol Federasyonu Baskani Yildirim Demirören, gazetelerinde "futbol" isten çikarmalarina basladi.

Fenerbahçe Baskani Ali Koç'un Federasyona yönelik elestirilerine sayfalarinda yer veren Fanatik gazetesi yayin yönetmenini isten çikaran Demirören, simdi de Hürriyet''in Fenerbahçe muhabirini attigi tweetler nedeniyle isten çikardi.

"Gazeteye çagrildim ve insan kaynaklarinda önüme bir klasör tweet konuldu. Bazilari hakem elestirilerim, bazilari Fenerbahçe lehine tweetlerimdi. Anlam veremedim. Iletisim fakültesinde gazeteciligin halk için yapildigini ögrendim. Insanlara gördüklerimi yazmamam kabul edilemezdi" diyen Fenerbahçe muhabiri Ahmet Ercanlar, "Benim Ali Koç lehine bir sey yazmam, ya da Fenerbahçe’ye bir haksizlik yapildiginda bunu dile getirmem her seyden önce kamu yararina bir seydir. Bir kesime haksizlik yapiliyorsa bunu dile getirmek zorundayim. Ancak yasananlardan sonra bu yanitlarim yeterli degildi. Ya gazetede kalip susacaktim ya da onurlu bir sekilde birakacaktim. Her gün ölmektense bir kez ölmeyi tercih ettim. Çünkü eger kalsaydim susmak ve yapilan herhangi bir haksizliga ses çikartmamam gerekecekti. Bu bana uymazdi" ifadelerini kullandi.

ILGILI HABER
Ali Koç'un açiklamasina yer veren Fanatik'in yayin yönetmeni kovuldu

 


TSK’de pilot açigini kapatmak için görev süreleri uzatildi

15 Temmuz darbe girisimi sonrasi TSK’de 600’ün üzerinde pilot subayin ihraç edilmesiyle artan pilot açigi, görev süresi uzatilarak kapatilmaya çalisiliyor. Ancak askeri uzmanlar pilotlarin ileri yaslarda F-4 ve F-16 gibi savas uçaklarini kullanmasinin riskli olduguna dikkat çekiyor.

Meclis’te kabul edilen ve Cumhurbaskani Tayyip Erdogan’in onayladigi yasayla TSK’de pilotlarin görev süresi 18 yildan 21 yila çikarildi. Ancak askeri uzmanlar, pilotlarin ileri yaslarda F-4 ve F-16 gibi savas uçaklarini kullanmasi fiziken riskli oldugu için görev süresi uzatma yoluyla açigin kapatilmasinin zor olduguna dikkat çekiyor.

Cumhuriyet’ten Hüseyin Hayatsever’in haberine göre, Meclis Genel Kurulu’nda önceki gün kabul edilen ve Cumhurbaskani Erdogan tarafindan onaylanarak Resmi Gazete’nin dünkü sayisinda yayimlanan torba yasayla Türk Silahli Kuvvetleri Personel Yasasi’nda degisiklik yapildi.

Buna göre uçus egitimini bitiren pilot subaylarin ordudaki yükümlülük süresi 3 yildan 6 yila uzatildi. Böylece askeri pilotlar, tüm muvazzaf subaylarin tabi oldugu 15 yillik zorunlu görev sürelerinin üzerine 6 yil da yükümlülük sürelerini doldurduktan sonra kurumdan ayrilabilecekler. Yasaya eklenen diger bir hükümle de daha önce yükümlülük sürelerini tamamlayarak TSK’den ayrilan pilot subaylar, güvenlik sorusturmalarinin olumlu olmasi ve uçus için gerekli sartlari saglamalari durumunda kuvvet komutaninin teklifi ve Milli Savunma Bakani’nin onayiyla, yükümlülük süresini 6 yila tamamlamalari için yeniden subay olacaklar. 

Hava Kuvvetleri’nde savasa hazirlik durumu için gerekli olan uçak basina pilot sayisi 2,5 asgari uçak basina pilot sayisi ise 1,5 olarak kabul ediliyor. 15 Temmuz darbe girisiminin ardindan TSK’den 600’ün üzerinde pilot subayin ihraç edilmesinin ardindan Hava Kuvvetleri’nde uçak basina düsen pilot sayisi 0.8’e kadar düsmüstü.

Askeri uzmanlar, görev süresinin uzatilmasi yoluyla TSK’nin pilot açiginin kapatilmasinin zor olduguna dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle F-16 ve F-4 gibi savas uçaklarini “aktif uçucu” olarak adlandirilan ve çogunlukla binbasiya kadar olan rütbelerde bulunan genç pilotlarin uçurdugunu, TSK için toplam pilot sayisindan çok aktif uçucu pilot sayisinin önemli oldugunu vurguluyor. 

AKP-CEMAAT ORTAKLIGI DÖNEMINDE BIRÇOK PILOT ISTIFA ETTI

TSK’nin yakin döneme kadar yeterli olan pilot sayisi, AKP’nin Gülen Cemaati ile ortak oldugu dönemde atilan adimlarla yetersiz hale getirildi. TSK’deki mecburi hizmet süresi, 2012’de çikartilan yasayla 15 yildan 10 yila indirilmis, o dönemde cemaatin ordudaki yildirma taktikleriyle ve AKP’nin de destekledigi kumpas davalarinin da yarattigi tedirginlikle birçok pilot subay TSK’den istifa ederek sivil pilotluga geçmisti. 15 Temmuz darbe girisiminin ardindan TSK bünyesindeki pilotlarin yarisina yakininin “FET֔ iltisaki nedeniyle ihraç edilmesiyle TSK’nin açigi daha da artti. TSK’de tekrar göreve baslamak için güvenlik sorusturmasi sarti oldugu için geri çagirma yoluyla TSK’nin pilot sayisinin artmasinin da olanakli olmadigi belirtiliyor.


AKP-MHP ittifakina kötü haber: Adayligi düsürüldü

Cumhur Ittifaki'nin MHP'den Dikili Belediye Baskan adayi olan Bugra Akin’in adayligi Ilçe Seçim Kurulu tarafindan düsürüldü.

AKP ve MHP'nin Izmir'de yaptigi ittifak kapsaminda Dikili MHP'ye birakilmis ve MHP'den Bugra Akin aday gösterilmisti.

Ancak Akin'in YSK'ya yaptigi basvuru ertelenmis bir cezasi bulundugu için düsürüldü.

MHP Izmir Il Baskani Veysel Sahin, konuyla ilgili inceleme için Dikili'ye gittigini belirterek, “Ilçe Seçim Kurulu böyle bir karar almis biz de konuyu inceleyip gerekli prosedürü uygulayacagiz. Karara itiraz edecegiz. Zaten bir sorun olmadigi gözüküyor” dedi. 

 


TRT 2 yeniden yayina basladi

Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) 2010 yilinda yayin hayatina son verilen TRT 2'yi dün aksam saatlerinde yeniden yayina aldi.

2010 yilinda kapatilan TRT 2, dün aksam yeniden yayina basladi.

TRT'nin tamamen kültür sanat içeriklerini paylasacagi kanali sosyal medyadan “Hazirsan basliyoruz. 5…4…3…2…2…” diyerek duyuruldu. 

Kanal, ilk olarak 6 Ekim 1986 gecesi yayin hayatina baslamisti.

 

 


Akar: Çekilme sirasinda herhangi bir otorite boslugu kalmamasini hatirlattik

ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ile görüsen Milli Savunma Bakani Hulusi Akar, 'Suriye'den çekilme sirasinda herhangi bir otorite boslugu birakilmamasi hususunu hatirlattik' dedi.

Milli Savunma Bakani Hulusi Akar, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ile görüsmesinin ardindan açiklamalarda bulundu.

"Suriye'den çekilme sirasinda herhangi bir otorite boslugu birakilmamasi hususunu hatirlattik" diyen Akar, "FETÖ elebasinin ve örgütün diger üyelerinin iadesi konusunu da gündeme getirdik. Önümüzdeki günlerde bunu yakindan takip etmeye devam edecegiz. Münbiç Yol Haritasi'ndaki gecikmenin önlenmesi, bunun bir an önce sonuçlandirilmasi konusunu kabul edip bu konuda çalisacaklarini belirttiler" ifadelerini kullandi.


Haydutlukta zirve: Venezuelali komutana ‘ya Maduro ya ailen’ tehdidi

ABD’nin Florida Senatörü Marco Rubio, Venezuela Baskanlik Muhafizi Komutani Ivan Hernandez’i ‘Ya Maduro ya ailen’ diyerek tehdit etti.

ABD, Venezuela’da Bolivarci hükümete bagliligini açiklayan silahli kuvvetler mensuplarini aileleriyle tehdit etmeye basladi.

ABD’nin Venezuela’daki darbe girisimine yön verenlerden Florida Senatörü Marco Rubio, Twitter hesabindan Venezuela Baskanlik Muhafizi Komutani Ivan Hernandez’i tehdit etti.

Rubio yaptigi paylasimda “Ivan Hernandez Venezuela’da önümüzdeki birkaç gün içinde atacagin adimlari çok dikkatli düsünmelisin. Çünkü bu adimlar hayatinin geri kalanini nasil geçirecegini belirleyecek. Gerçekten Maduro’ya mi daha yakin olmak istiyorsun yoksa kendi ailene mi?” ifadesini kullandi.

Paylasima yapilan yorumlarda "haydutluk", "savas suçu" tepkisi gösterilirken, birçok kullanici Rubio'nun paylasimini “zarar verme tehdidi” olarak Twitter'a sikayet etti.


Yine isçi servisi, yine ölüm: Tarim isçilerini tasiyan midibüs devrildi

Mersin'in Silifke ilçesinde çarsamba günü yasanan tarim isçisi servisi faciasindan sonra, bugün de Erdemli ilçesinde benzer bir isçi servisi kazasi yasandi. Erdemli ilçesinde midibüsün devrilmesi sonucu bir isçi yasamini yitirirken, ikisi agir 15 isçi yaralandi.

Silifke'den sonra bugün de Mersin'in Erdemli ilçesinde bir isçi servisi kazasi yasandi. 

Mersin Erdemli'de Çesmeli mahallesinde meydana gelen kazanin ardindan bölgeye çok sayida ambulans ve polis ekipleri sevk edildi.

Ilk belirlemelere göre tarim isçilerini tasiyan midibüsün devrilmesi sonucu bir isçi yasamini yitirirken, ikisi agir 15 isçi de yaralandi. Yaralilar, Mersin Devlet Hastanesine sevk edildi.

ILGILI HABER
Isçi servisi devrildi: Bes tarim isçisi yasamini yitirdi

ILGILI HABER
Savas bilançosu gibi: 2018'de 1923 isçi öldü


Kolombiya’ya giden Guaido’dan ‘silahli kuvvetler destek verdi’ iddiasi

Venezuela’da ABD destekli darbenin basindaki Juan Guaido, yurtdisina çikis yasagi olmasina karsin Kolombiya’daki 'yardim konseri'ne katilmasinin silahli kuvvetlerin destegiyle gerçeklestigini iddia etti.

Venezuela’da geçen ay kendisini geçici devlet baskani ilan ederek Bolivarci hükümete karsi darbe girisimini baslatan Juan Guaido, dün ABD’nin destegiyle düzenlenen “yardim konseri” için Kolombiya'nin Cucuta kentine gitti.

Burada bir konusma yapan Guaido, yurtdisina çikis yasagi olmasina karsin Kolombiya’ya gelebilmesinin “silahli kuvvetlerin destegi” ile oldugunu öne sürdü.

Guaido "Bugün buradayiz çünkü silahli kuvvetler bu sürece destek verdi" dedi.

SAGCI LIDERLER BIR ARADA

ABD ve Venezuela saginin destegiyle Ingiliz milyarder Richard Branson tarafindan düzenlenen “Venezuela'ya yardim konseri”ne Latin Amerika ülkelerinin sagci liderleri de katildi. Konser sonrasinda Guaido ile birlikte Kolombiya Devlet Baskani Ivan Duque, Sili Devlet Baskani Sebastian Pinera, Paraguay Devlet Baskani Mario Abdo Benitez ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Genel Sekreteri Luis Almagro basin açiklamasi yapti. 

Guaido, "Yarin geçici devlet baskani olusumun birinci ayinda bütün Venezuela halki insani yardimin ülkeye girmesini desteklemek ve daha önce görülmemis bu koalisyon ile onlarca sanatçinin ülkemize yardim için yaptiklarina tesekkür etmek için sokakta  olacak" dedi.

Kolombiya Devlet Baskani Duque, “Olusturdugumuz diplomatik kusatmayla Venezuela’daki hükümet gaspinin önüne geçmek için aksiyonlarimizi daha da arttirmamiz gerekiyor" diye konustu.

Sili Devlet Baskani Pinera da Guaido'ya olan destegini yineledigi konusmasinda “Yarin 2 seçenek var; ya Venezuela halkinin çogunun özledigi insan haklarina saygi, demokrasi ve özgürlük yolu tercih edilecek ya da Venezuela’ya yalnizca kan ve gözyasi getiren bir diktatörlük desteklenmeye devam edilecek" ifadelerini kullandi.

Paraguay Devlet Baskani Benitez, "Venezuela çok yakinda özgür olacaktir. Umarim yarin barisin, özgürlügün, hosgörünün ve insanligin günü olur"  dedi.

OAS Genel Sekreteri Almagro da "Bu insani yardim, diktatör gaspçi tarafindan uzun yillar reddedildi. Bu reddedisin sonuçlarina Venezuela halki ölümle, açlikla, hastaliklarla ve sefaletle katlandi. Insanlik suçunun en kötü hali saglik ve açligi silah olarak kullanmaktir" seklinde konustu.

INSANI YARDIM BAHANESIYLE MÜDAHALE

ABD'nin Venezuela'ya insani yardim bahanesiyle askeri müdahale hazirligi yaptigi biliniyor. ABD Baskani Trump, Venezuela'ya askeri müdahalenin seçeneklerden biri oldugunu açiklamisti.

Venezuela Devlet Baskani Nicolas Maduro, ABD’nin ülkeye gönderecegini açikladigi insani yardimin bir sov oldugunu dile getirmis ve “Trump Venezuela’da neyi seviyor? Petrolü, koltani ve elmaslari… En kötü sey ise Venezuela’dan kukla olarak hizmet eden insanlarin olmasi. Insani yardim bir sovdur. Bizden 30 milyar dolar çaliyorlar ve bize 20 milyon dolarlik çürümüs gida göndermeyi teklif ediyorlar” demisti. 


Genç isçi çalistigi insaatta yasamina son verdi

Izmir'in Tire ilçesinde 24 yasindaki bir insaat isçisi, çalistigi insaatta yasamina son verdi.

Izmir'in Tire ilçesinde 24 yasindaki insaat isçisi Oktay D. çalistigi insaatta kendisini iple havalandirma bosluguna asarak yasamina son verdi. 

Evli ve iki çocuk babasi Oktay D., dün 15.00 siralarinda, mesai arkadaslari tarafindan çalistigi insaatin havalandirma boslugunda, iple asili halde bulundu. Oktay D.'yi asili oldugu yerden indiren arkadaslari, durumu 112 Acil Servis ve polise bildirdi. Insaata gelen saglik ekipleri, genç isçinin yasamini yitirdigini belirledi.

Intihar ettigi tespit edilen Oktay D.'nin cansiz bedeni, savci ve polisin olay yerindeki incelemenin ardindan otopsi için Izmir Adli Tip Kurumu Morgu'na kaldirildi. 


Soylu polis tacizini savunmaya devam ediyor: Görevini yapti

Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Ankara'da TAYAD'in eyleminde Merve Demirel'i gözaltina alirken taciz eden polisin görevini yaptigi savundu. Soylu 'Almis, getirmis, arabanin içine koymaya çalisirken o arada ters bir hareket yapmaya çalisinca eli farkli bir yere gidip onu oradan arabaya itmeye çalisiyor' ifadelerini kullandi.

Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Ankara Sakarya Caddesi'nde TAYAD'in eyleminde Merve Demirel'i gözaltina alirken taciz etmesi görüntüleriyle ilgili olarak "Böyle bir sey olsa biz buna karsi çikariz. Ama bir insan görevini yaparken görevini yapmasi elestirilir mi?" dedi.

Yozgat'ta muhtarlarla yaptigi toplantida konusan Soylu, "Ayni diller yine söylenmeye baslamis. Birkaç gündür, benim görevini yapan polisime taciz iftirasi atiyorlar. Tacizci olsa ilk önce biz müdahale ederiz. Karga tulumba almis direnmis, 'Kardesim ne olursun direnme.' diye de söylemis. Almis, getirmis arabanin içine koymaya çalisirken o arada ters bir hareket yapmaya çalisinca eli farkli bir yere gidip onu oradan arabaya itmeye çalisiyor. Bütün sol tüfekler, bütün sol yazarlar, bana Mehmet Bekaroglu 'Allah belani versin' dedi" ifadelerini kullandi.

'BIR MILLETVEKILI IÇISLERI BAKANI'NA ALLAH BELANI VERSIN DER MI?'

Soylu "Allahinizi seversiniz, ben ne demisim görevini yapmaya çalisana, bir adama. Görevini yapmaya çalisiyor. Böyle bir sey olsa biz buna karsi çikariz ama bir insan görevini yaparken görevini yapmasi elestirilir mi? Bir milletvekili bir Içisleri Bakanina 'Allah belani versin.' der mi? Ne demisim, 'Bu aile proje bir aile' demisim. Babasi FETÖ'den ihraç, kizi DHKP-C'den yillardir takip ediliyor. Bu eylemi yapan kisi de TAYAD denilen asiri sol örgüt ve esas itibariyla yillarca cezaevleri üzerinden bu ülkede bir seyler olusturmaya çalisan ayni zamanda da asiri sol örgüt mensubu, bir de ilahiyat fakültesinde okuyor. Bu bir oyun. Bu bir tezgah degil de nedir?" diye konustu.

Polisin haksiz yere tacizle suçlandigini savunan Bakan Soylu, söyle konustu:

"Demisler ki 'Görüntüleri izleyince kanim dondu.' Bir polisi tacizci yapmak hangi vicdana, hangi ahlaka sigar. Kanin dondu öyle mi? Bu nasil kandir ki PKK'li terörist, kaçirdigi 13 yasindaki erkek çocuga tecavüz edince donmuyor da üç tane DHKP-C'liye müdahale eden polis görüntüsüyle donuyor. Elimizde teslim olan çocuklarin ifadeleri var. 13 yasinda erkek çocuk, magarada yasça büyük teröristlerce tecavüze ugruyor, konusmasin diye de infazla tehdit ediliyor. Hatta ayni muamele basina gelen bir baska çocuk, örgütün sözde hapishanesine tikiliyor. Onlarin yaptiklari, taciz tecavüz olmuyor. Güya milletvekilisin, bir taraftan o eski Diyarbakir Barosu Baskani olan avukat Sezgin Tanrikulu, bir taraftan Mehmet Bekaroglu. Mehmet Bekaroglu denen adam, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e 'Kefere Kemal' dedi, Kemal Atatürk'ün partisinde siyaset yapiyor. Ona söz söylemeyecekler, ondan sonra gelecek, bu adamin Içisleri Bakanina 'Senin Allah belani versin' dedigi lafi gelip bu ülkede alkislayacaklar. Böyle bir sey var mi? Hangi vicdana sigar?"

ILGILI HABER
Gözalti sirasinda taciz yapan polise Ankara Barosu’ndan suç duyurusu
ILGILI HABER
Polisten kadin eylemciye gözaltinda cinsel saldiri
ILGILI HABER
CHP'li Bekaroglu hakkinda Soylu'ya hakaretten fezleke


Devrimci Küba Hükümeti'nden 'Venezuela' açiklamasi: Uluslararasi kamuoyuna çagri

Küba Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti tarafindan, Venezuela'nin etrafinda silah ve mühimmat yiginagi yapmis olan ABD'nin 'insani yardim' adi altinda ülkeye askeri müdahale planlarini sertçe kinayan ve uluslararasi kamuoyuna emperyalist girisimlere karsi muhalefete çagiran bir açiklama yapildi.

Venezuela'ya karsi ABD'nin emperyalist saldirilari sürerken, Devrimci Küba Hükümeti'nden bir açiklama geldi. 

ABD tarafindan Venezuela çevresine silah ve mühimmat yiginagi yapildigina ve "insani yardim" adi altindaki askeri müdahale planlarini sert bir dille kinayan Küba Devrimci Hükümeti, uluslararasi kamuoyunu emperyalist girisimlere karsi muhalefete çagirdi. 

Açiklamanin tam metni söyle: 

Küba Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti, ABD hükümetinin Bolivarci Venezuela Cumhuriyeti’ne karsi artan baskilar ve eylemlerle “insani müdahale” adi altinda baslattigi askeri macerayi kinamakta ve uluslararasi kamuoyunu bu sürecin durdurulmasi için harekete geçmeye çagirmaktadir.

 

6-10 Subat 2019 tarihleri arasinda, birçok askeri hava tasima araci Porto Riko’daki Rafael Miranda havaalanina, Dominik Cumhuriyetindeki San Isidro hava üssüne ve stratejik konumu olan diger Karayip adalarina bu ülkelerin hükümetlerinden habersiz olarak uçuslar gerçeklestirmistir. Bu uçaklar Özel Operasyon Birliklerinin ve ABD Deniz Piyade birliklerinin bulundugu ABD askeri tesislerinden havalanmistir. Bu birlikler gizli operasyonlar için kullanilmaktadir, hatta bazen baska ülkelerin liderlerini hedef almaktadir.

 

ABD’dekiler dahil olmak üzere medya ve politik çevreler, bu hükümetteki savas çikarma amaciyla eylemler gerçeklestiren ve iftiralar atan asiri uç figürlerin ipligini pazara çikarmistir. Bunlardan bazilari, ABD Ulusal Güvenlik Danismani John Bolton ve Bati Yarim Küre Iliskileri Ofisi Ulusal Güvenlik Konseyi Direktörü Mauricio Claver-Caron, Florida’daki Küba karsiti mafyanin suç ortagi senatör Marco Rubio’dur. Bu kisiler Venezuela’da bir kisinin kendisini yasa disi bir sekilde baskan ilan etmesiyle baslayan hükümet darbesi için tüm adimlari Washington’daki ofislerinde planlayip, organize etmisler ve bu darbe girisimi için gerekli fonlari saglamislardir.

 

Bu kisiler, bireysel olarak veya ABD Disisleri araciligiyla birçok hükümete, Venezuela’da yeni baskanlik seçimleri yapilmasi çagrisini desteklemeleri ve bir parlamento üyesi olarak sadece 97 bin oy almis bir gaspçinin, geçtigimiz Mayis ayinda yapilan seçimlerde 6 Milyon Venezuelalinin oyunu alarak anayasal olarak baskan seçilen Nicolas Maduro yerine baskan olarak taninmasi için inanilmaz baskilar uygulamislardir.

 

Darbeye karsi olan Bolivarci ve Chavezci halkin direnisinin ardindan gerçeklesen kitlesel gösteriler Baskan Maduro’ya olan destegin ve Ulusal Bolivarci Silahli Kuvvetlerin sadakatinin kaniti olmustur. Bunun ardindan ABD hükümeti uluslararasi siyaset ve medya kampanyasini siddetlendirmis ve Venezuela’ya karsi tek tarafli ekonomik önlemler dayatmistir. Bunlardan bir tanesi de Venezuela’nin üçüncü ülkelerdeki milyarlarca dolari bulan kaynaklarinin dondurulmasi ve bu halkin petrol gelirlerinin çalinmasidir. Bu adimlar derin insani yaralara ve halkin ciddi yoksunluklar yasamasina yol açmaktadir.

 

Bu zalim ve haksiz yagmaya ek olarak, ABD insani yardim söylemini kullanarak Venezuela’ya karsi askeri bir saldirganlik baslatmaya ve egemen bir ülkenin topraklarinda cebir, güç ve tehdit yoluyla sözde bir insani yardim bölgesi olusturmaya çalismaktadir. Bu Washington tarafindan uygulanan ve ciddi ekonomik hasarlara yol açan kusatmadan bin kat daha asagilikça bir girisimdir. 

 

Gaspçi ve kendinden menkul “baskan” utanmaz bir biçimde “insani yardimi” alabilme bahanesiyle ABD askeri müdahalesi için çagri yapma egiliminde oldugunu açikladi ve egemen bir ulusun bu manevrayi reddetmesi gibi onurlu bir hareketi “insanlik karsiti suç” olarak niteledi.

 

ABD’deki üst düzey makamlar küstah ve haddini bilmez bir sekilde, her gün bize konu Venezuela oldugunda “askeri eylem dahil her ihtimalin masada oldugunu” hatirlatmaktaydi.

 

Bahane üretme sürecinde, ABD hükümeti yalan ve iftiralarla dolu bir taslak karari BM Güvenlik Konseyi’ne sundu. Bu karar taslaginda, ikiyüzlülükle Venezuela’daki “insan haklari ve insani durum”, “insani yardimin ulastirilmasinin engellenme çabalari Venezuelali mülteci ve göçmenlerin durumu”, “barisçil eylemcilere karsi orantisiz güç kullanimi, bölgesel barisin ve güvenligin bozulmasi” konularindan derin endise duyuldugundan ve “gerekli adimlarin atilmasi” gerektiginden bahsediliyordu.

 

ABD’nin zor yoluyla “uluslararasi gözlem altinda” bir “insani koridor” olusturmak ve “sivillerin korunmasi görevi” kavraminin yardimiyla “bütün gerekli adimlari atmak” için gidilecek yolun taslarini dösedigi oldukça açiktir.

 

ABD’nin Yugoslavya, Irak ve Libya’ya karsi baslattigi savaslarin öncesinde benzer bahanelere basvurdugu ve benzer davranislarda bulundugu ardindan ise bu savaslarin inanilmaz insani kayiplara ve acilara neden oldugunu da bir kez daha hatirlatmak gerekir.

 

ABD hükümeti, Bizim Amerikamizdaki emperyalist hegemonyasinin önündeki en büyük engel olan Bolivarci ve Chavezci Devrim’i ortadan kaldirarak Venezuela halkinin elinden dünyadaki en büyük petrol rezervini ve stratejik dogal kaynaklari söküp almaya çabalamaktadir.

 

Meksika, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti, Haiti, Küba, Honduras ve yakin zamanda Granada ve Panama’da, ABD’nin organize ettigi askeri müdahaleler dolayisiyla ortaya çikan acilarin ve çilelerin tarihini unutmak imkânsizdir.

 

14 Temmuz 2017’de General Raul Castro Ruz’un da uyardigi gibi; “Venezuela’ya yönelik saldirganlik ve darbe vahseti ‘Bizim Amerika’mizin hepsine zarar verir ve ancak bizi bölerek halklarimiz üzerinde tahakküm kurmaya çalisanlarin çikarinadir. Bu kisiler dünyanin baska bölgelerinde yaptiklari gibi bölgemizde de sonuçlari öngörülemez çatismalar yaratmaktan kaçinmazlar.”

 

Tarih bölgemizdeki yeni bir emperyalist askeri müdahaleyi ve bu müdahaleye sorumsuzca ortak olanlari agir bir biçimde mahkûm edecektir.

 

Bugün Venezuela’da Latin Amerika’nin Karayiplerin ve Güney halklarinin egemenligi ve onuru tehdit altindadir. Ayni sekilde uluslararasi hukukun ve Birlesmis Milletler Sözlesmesi’nin kurallari da tehdit altindadir. Bugün hükümetlerin mesruluk ve egemenliginin kaynagi belirlenmektedir; bu kaynak kendi halklarinin iradesi midir yoksa yabanci güç odaklari tarafindan taninmalari midir?

Devrimci hükümet, 2014’te CELAC’in devlet ve hükümet baskanlari tarafindan Latin Amerika ve Karayipler’in Baris Bölgesi ilani sirasinda ortaya çikan prensipler çerçevesinde Venezuela’da ve bölgede barisin savunulmasi için uluslararasi eylem çagrisi yapmaktadir.

 

Ayni sekilde, Meksika, Uruguay, Bolivya ve CARICOM tarafindan ortaya çikartilan ve son açiklamasinda uluslararasi iliskilerde iç islerine müdahale etmeme, devletlerin esitligi ve çatismalarin barisçil çözümü prensiplerini temel alarak Venezuela’da barisi korumaya çalisan Montevideo Mekanizmasi inisiyatifini selamlamakta ve desteklemektedir.

 

Devrimci Hükümet, Baskan Maduro Moros ve uluslararasi kamuoyu tarafindan söz konusu inisiyatife dair olumlu yaklasimi da selamlamaktadir ve ABD hükümetin bu gibi çesitli inisiyatifler tarafindan olusturulmaya çalisilan diyalog ortamini kategorik olarak reddetmesi konusunda endiselidir.

 

Devrimci Hükümet Anayasal Baskan Nicolas Maduro Moros’la, Bolivarci ve Chavezci Devrim’le ve Venezuela halkinin askeri ve sivil birligi ile kosulsuz ve kararli dayanisma duygularini tekrarlamakta ve dünyanin diger halklarina ve hükümetlerine barisi savunma ve Latin Amerika ve Karayipler’deki -Rio Bravo’dan Patagonya’ya kadar- bütün halklarin çikarlarina, egemenligine ve bagimsizligina zarar verecek yeni bir askeri emperyalist müdahaleye karsi bütün politik ve ideolojik farkliliklari asan bir biçimde birlesik bir muhalefet olusturma çagrisi yapmaktadir.

Havana, 12 Subat 2019


Hindistan'da sahte içkiden ölenlerin sayisi 50'ye yükseldi

Hindistan'in kuzeydogusunda sahte içkiden hayatini kaybedenlerin sayisi 50'ye çikti.

Polis yetkilileri, Assam eyaletine bagli Golaghat ve Jorhat bölgelerinde sahte içkiden 36 kisinin daha yasamini yitirmesiyle ölü sayisinin 50'ye yükseldigini belirtti.

Sahte içki yapimindan sorumlu tutulan 5 kisinin gözaltina alindigi bildirildi.

Uttar Prades ve Uttarakhand'da bu ay sahte içkiden 99 kisi ölmüstü.


Merkez Bankasi kâri bu yil erken açiklandi: Seçim ekonomisine kaynak mi yapilacak?

Merkez Bankasi'nin bilançosu bu yil, alisik olunmayan bir sekilde erken açiklandi. Bilançonun Subat ayinda yayimlanmasi, alisilmis bir uygulama degil. Bankanin 56.2 milyar lira olarak açiklanan kârin 33.3 milyari Hazine'ye aktarildi. BU islemlerin erken yapilmasi, akillara 'bu para seçim kaynagi olarak mi kullanilacak' sorusunu getirdi.

Merkez Bankasi'nin bugün yayimlanan bilançosunda 2018 yili kâri 56.2 milyar lira olarak açiklandi.

Merkez Bankasi'nin kâri, her yilin ilk çeyreginde belirleniyor. Genel Kurul, ana sözlesmesine göre Nisan aylarinda toplaniyor. Elde edilen kârin, yüzde 12’sini geçmemek üzere paydaslar arasinda dagitilmasina, kalaninin Hazine'ye aktarilmasina karar veriliyor.

BU YIL FARKLI UYGULAMA

Bu yil ekonomik kriz, nakit sikisikligi ve seçimler nedeniyle bu süreç farkli isletildi. Genel Kurul Ocak ayinda olaganüstü toplandi. Ana sözlesme degistirilerek genel kurul toplantilarinin her yilin ilk üç ayinda yapilmasi öngörüldü. Yilin ilk dokuz ayi üzerinden tahminen 37 milyar lira kâr elde edecegi hesabi yapilarak Ocak ayi içinde Hazineye 33.3 milyar lira aktarildi. Kâri netlesmedigi, Genel Kurul'da bu tutarin avans olarak aktarilacagi karari aldirildi.

Bugün açiklanan bilançoda yaklasik 19 milyar lira fazlasiyla 56.2 milyar lira kâr ettigi görülüyor.

AMAÇ HAZINE'YE KAYNAK AKTARMAK MI?

Bilançonun Subat ayi içinde yayimlanmasi, alisilmis bir uygulama degil. Geçtigimiz yil bilanço 27 Mart 2018’de yayimlanmisti. Hazineye 19 milyar lira yeni bir kaynak aktarilabilmesi amaciyla böyle bir yola basvuruldugu anlasiliyor.

Merkez Bankasi, 2016 yilinda 9.5 milyar lira kâr açiklamis 6.4 milyar lirasi Hazine'ye aktarilmisti. 2017 yilinda 18.3 milyar lira kâr açiklamis 12 milyar lirasi Hazine'ye aktarilmisti. 2018 yilinda açiklanan bilançoya göre 50 milyar liranin üzerinde kaynak aktarilabilecek.


Restoranda gida zehirlenmesi: 17'si çocuk 80 kisi tedavi altina alindi

Karabük'te, yedikleri yemegin ardindan zehirlenme belirtileri göstererek hastanede tedavi altina alinanlarin sayisi 80'e çikti. Vali Fuat Gürel hastanede tedavi altina alinanlarin 17'sinin çocuk oldugunu belirtti.

Karabük Kent Meydani'nda bulunan esnaf çadirindaki bir restoranda yemek yedikten sonra mide bulantisi ve bas agrisi sikayetiyle hastaneye basvuranlarin sayisi artiyor.

SAYI ARTABILIR

Aksam saatlerinden itibaren kentteki çesitli hastanelere gelen hastalarin sayisi 74'e yükseldi. Genel durumlari iyi olan hastalarin tedavileri sürerken, sayinin artabilecegi belirtiliyor.

VALI GÜREL: PILAV VE TAVUKTAN KAYNAKLANDIGINI DÜSÜNÜYORUZ

Bu arada olayin ardindan Karabük Valisi Fuat Gürel, Emniyet Müdürü Sirri Tug ve Il Saglik Müdürü Ahmet Sari hastanelerdeki vatandaslari ziyaret etti, yetkililerden bilgi aldi. Hastane çikisinda gazetecilere açiklamalarda bulunan Vali Gürel, aksam saatlerinden itibaren zehirlenme süphesiyle hastanelere basvuran kisi sayisinin 74'e ulastigini bildirdi. Hastalarin hizli bir sekilde tedavilerine baslandigini aktaran Gürel, "Su an için toplam 74 kisi müracaat etmis, hizli bir sekilde tedavi süreçlerine baslandi. Allah'a sükür herhangi bir sikinti yok. Bunlardan 17'si çocuk. Esnaf günleri çadirinda yedikleri pilav ve tavuktan kaynaklandigini düsünüyoruz" diye konustu.

Vali Gürel, vatandaslarin durumlarinin iyi oldugunu, ancak tedbir amaciyla müsahede altinda tutulduklarini kaydetti.


Hulusi Akar Pentagon'da: ABD Savunma Bakan Vekili ile görüstü

Milli Savunma Bakani Hulusi Akar, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ile görüstü.

Milli Savunma Bakanligi'nin internet sitesinden yapilan açiklamaya göre, Milli Savunma Bakani Akar ile ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Pentagon'da bir araya geldi. Ikili ve heyetler arasi gerçeklestirilen görüsmelerde, Genelkurmay Baskani Orgeneral Yasar Güler ile ABD Genelkurmay Baskani Orgeneral Joseph Dunford da yer aldi.

Bakanligin açiklamasinda Akar ve Shanahan arasindaki görüsmede, "savunma alaninda ikili isbirligi, Suriye'de ISID'e karsi yürütülen operasyonlar, ABD tarafindan YPG'ye verilen destekle ilgili Türkiye'nin endiseleri de dahil olmak üzere çesitli konularin ele alindigi" belirtildi.

Görüsmede Akar'in "Suriye'nin siyasi birligi ve toprak bütünlügünün saglanmasina yönelik isbirliginin önemine degindigi ve Türkiye'nin PKK, YPG, PYD, ISID ve FETÖ ile mücadeledeki kararliligini vurguladigi" kaydedildi.

Ikilinin görüsmede, "ülkeleri arasinda köklü geçmise sahip stratejik ortakligin ve Afganistan, Kosova, Irak ve NATO'nun deniz faaliyetleri dahil olmak üzere NATO ittifaki içerisinde devam eden isbirliginin önemini yineledigi" ifade edildi.


Beklenen kar Trakya'dan girdi: Ulasimda aksamalar görüldü

Kirklareli'nin yüksek kesimlerinde gece boyunca kar yagisi etkili oldu. Hava sartlarinin olumsuzlugu nedeniyle ulasimda aksamalar görüldü.

Balkanlar'dan gelen soguk ve yagisli hava aksam saatlerinde baslayan saganagi kara çevirdi.

Etkili sekilde yagan kar kisa sürede Dereköy Sinir Kapisi ile Demirköy ve Kofçaz ilçelerini beyaza bürüdü.

Hava sicakliginin sifirin altinda 1 derece ölçüldügü bölgede kar yagisi tipi seklinde devam ediyor.

ULASIMDA AKSAMA

Hava sartlarinin olumsuzlugu nedeniyle ulasimda aksamalar görülüyor. Pek çok araç tipi nedeniyle yolda kalirken, Kofçaz'da yoldan çikan bir aracin devrilmesi sonucu sürücüsü yaralandi.

Karayollari 15. Sube Sefligi ile Il Özel Idaresi ekipleri, yagisin etkili oldugu bölgelerde çalisma yürütüyor.


Venezuela, Kolombiya sinirini kapatti

Venezuela hükümeti, Kolombiya'nin ciddi ve yasa disi tehditlerini gerekçe göstererek bu ülkeyle olan siniri geçici olarak kapatma karari aldi.

Venezuela Devlet Baskan Yardimcisi Delcy Rodriguez, sosyal medya hesabindan yaptigi açiklamada, "Kolombiya hükümetinden gelen Venezuela'nin egemenligi ve ülkedeki barisa karsi ciddi ve yasa disi tehditler nedeniyle" iki ülke arasindaki üç geçisin geçici olarak kapatilmasina karar verildigini duyurdu. 

Hükümetin Kolombiya sinirini kapatma karari, muhalefetin ülkeye "insani yardim" getirmek için verdigi 23 Subat öncesi alindi. 

Venezuela, daha önce de Brezilya ile olan sinirin kapatilmasina karar vermisti. 

Tarihinin en ciddi siyasi ve ekonomik buhranini yasayan Venezuela'da "insani kriz ve yardim" tartismalari, ABD destekli muhalefet ile hükümet arasindaki gerginligin en önemli noktalarindan birini olusturuyor. 

Devlet Baskani Nicolas Maduro, "yardim" tartismalarinin, "ABD'nin isgal stratejisinin bir parçasi" oldugunu ve "bu sova izin vermeyecegini" söylüyor. 

Muhalefet ise 300 bin kisinin acil yardima ihtiyaci oldugunu, 2 milyon kisinin de saglik riskiyle karsi karsiya bulundugunu savunarak ülkeye yardim girmesi gerektigini öne sürüyor. 

Ordu, Maduro'nun talimati dogrultusunda siniri kapatirken, muhalefetin Kolombiya'nin Venezuela sinirindaki Cucuta kentinde bekletilen paketleri, 23 Subat'ta ülkeye nasil sokacagi belirsizligini koruyor. 


Trump: Suriye'de küçük bir grup askerimizi birakabiliriz

ABD Baskani Donald Trump, "Diger ortaklarimizla birlikte Suriye'de küçük bir grup askerimizi birakabiliriz. Geri adim atmadim. Bunlar Suriye'deki insanlarimizin sadece küçük bir bölümünü olusturuyor." ifadelerini kullandi.

Beyaz Saray, ABD'nin Suriye'den askerlerinin çekmesinin ardindan yaklasik 200 askerin bir süre daha ülkede kalacagini duyurmasinin ardindan bir açiklama da ABD Baskani Donald Trump'tan geldi.

Trump, Beyaz Saray’da basin mensuplarinin sorularini yanitladi.

Suriye’den ABD askerlerinin çekilmesine iliskin bir soru üzerine Trump, "NATO veya kim olursa artik diger birliklerle beraber biz de küçük bir birlik birakabiliriz, böylece (ISID) tekrar baslamaz. Bu fikre olumlu yaklasiyorum, çok küçük bir birlik, orada halihazirda bulunan gücümüze göre çok küçük olacak bu. Çok fazla insan bu fikri benimsiyor" ifadelerini kullandi.

Trump, bu konuda farkli fikirlere açik oldugunu belirterek, "Orada bulunan 2 bin 500 askerimiz dünyanin farkli bölgelerine gidecek. Belki Irak’a geçebilirler, orada güçlü bir birligimiz var" dedi.


 

* info (et) rssokur.com
RSS linkinizi eklemek için bize mail atınız...